| geri alma ya da dondurma şansın yok, çünkü yalnızca bir oluşum. | Open Subtitles | لا يمكنكِ أن ترجعيه أو توقفيه لأنه حالة مجردة |
| Eğer onu benim için geri almazsan, o zaman herkese en başında benden korkmana sebep olan sırrı söylerim. | Open Subtitles | ان لم ترجعيه لي سأخبر الجميع بالسر الذي جعلك تخافي مني منذ البداية |
| geri ödeyeceğim diyeceğim ama inanmayacaksın. | Open Subtitles | أود إخبارك أن ترجعيه لكنك لن تصدقيني |
| geri ödeyeceğim diyeceğim ama inanmayacaksın. | Open Subtitles | أود إخبارك أن ترجعيه لكنك لن تصدقيني |
| Ama geri istiyorum, tamam mı? | Open Subtitles | لكن أريدك أن ترجعيه لي, حسناً؟ |
| Hayır. Onu geri götürmen gerek. | Open Subtitles | لا، يجب أن ترجعيه |
| - Asla, onu geri getirmeyin. | Open Subtitles | لا ترجعيه هنا أبداً |
| geri getirmen gerekiyordu. | Open Subtitles | كان من المفترض ان ترجعيه |
| geri getireceğine dair söz ver. | Open Subtitles | عديني أن ترجعيه |
| Ve sonra kafanıza geri koyun. | Open Subtitles | ثم ترجعيه إلى رأسك |
| O halde geri ver. | Open Subtitles | حينئذ ترجعيه. |