| -Ne? Numara yapıyor. Biz blöfünü gördük. | Open Subtitles | هي تزيّف المرض ، ونحن خدعناها وبعدذلكهي إتصلتعلينا. |
| -Tabii ki iyi. Numara yapıyor. | Open Subtitles | بالطبع هي بخير ، أنها تزيّف المرض. |
| Numara yapmıyorsa ve ona aldırış etmezsek nasıl da korkunç ve minnetsiz oğulları olduğundan şikayet edecek ki yine o kazanacak. | Open Subtitles | إذا هي لم تكن تزيّف المرض ونحننهملها... تشتكي حول ما نحن من أبناء فضيعين... ... |
| Böyle bir şeyin sahtesini yapamazsın. Hayır, yapamazsın. | Open Subtitles | أنت لا يمكن أن تزيّف شيء ما مثل ذلك |
| Böyle bir şeyin sahtesini yapamazsın. Hayır, yapamazsın. | Open Subtitles | أنت لا يمكن أن تزيّف شيء ما مثل ذلك |
| - O kumaşın sahtesini yapmışsın. | Open Subtitles | ـ كنتَ تزيّف سراويل الجينز |
| Bundan memnunmuş gibi davranmanın bile yolu yoktur. | Open Subtitles | لا مجال لأن تزيّف هذا الواقع |
| Her şeyin bir Numara olduğuna cidden inanıyor musun? | Open Subtitles | أتعتقدون حقًّا أنّها تزيّف كلّ شيء؟ |
| Numara yapıyor. | Open Subtitles | إنها تزيّف الأمر |
| -Peki Numara yapmıyorsa ve ölürse? | Open Subtitles | ماذا لو لم تكن تزيّف وتموت ؟ |
| Suçüstü ve Numara yaparken yakalandı. | Open Subtitles | ضُبط متلبسة تزيّف حدثًا. |
| Kiliseye gördüğümüz her şeyi anlatacağız ama elle tutulur tek kanıtta, Janet'in Numara yaptığı görülüyor. | Open Subtitles | لكن الدليل الصلب الوحيد الذي نملكه هو فيديو لـ (جانيت) تزيّف حادثًا. |
| Bundan memnunmuş gibi davranmanın bile yolu yoktur. | Open Subtitles | لا مجال لأن تزيّف هذا الواقع |