| Belkide hücrelerin Mgmt içinde yüzüyor. | Open Subtitles | ربما خلاياك تسبح في علاج |
| Para içinde yüzüyor. | Open Subtitles | تسبح في ميراثها، |
| Organlar bu şeyin içinde yüzüyor. | Open Subtitles | أعضاءه تسبح في هذه المادة |
| Nihayet 15. günde kurtçukların kahverengi bir sıvı içinde yüzdüğünü görebilirsiniz.. | Open Subtitles | أخيراً في اليوم 15 تلاحظون أن الشرنقات تسبح في السائل البني |
| Bir balığı asla yalan söylerken yakalamadım ve asla bir balığın insanlar gibi bokun içinde yüzdüğünü görmedim. | Open Subtitles | أتعلم شيئاً؟ لم أمسك سمكة قط تعيش كذبة لم أرى سمكة أبداً تسبح في القاذورات التي يفعلها الناس |
| Sadece içeri gir ve ona burada dışarıda olduğunu okyanusta yüzdüğünü söyle! | Open Subtitles | وانا ارقص الفالز حقا واخبرها اني خارج من هنا انها تسبح في المحيط |
| Gözyaşlarıyla dolu bir akıntıya karşı yüzdüğünü biliyorsun değil mi? | Open Subtitles | هل تعرف انك تسبح في تيار سريع من الدموع ، صحيح ؟ |
| Öğretmen gecenin bir vaktinde yüzdüğünü söyledi. | Open Subtitles | معلمك أخبرني أنك كنت تسبح في منتصف الليل ليو. |