| - Anlaştık. Sana ve ekibine küçük bir izin ayarladım. Bunu hak ettiniz. | Open Subtitles | حسن, لقد تدبرت أمر إجازة لك ولفريقك أظن أنكم تستحقونها |
| Hayır, bunu alamayız. Neler olduğunu biliyorsunuz. Bunu hak ettiniz. | Open Subtitles | يمكننا أن نأخذه, نريدكم أنتم يا أصدقاء أن تأخذوها أنتم تستحقونها |
| Bazılarımız için sendeleyerek eve gitme vakti. Güzel bir hafta sonu geçirin çocuklar, bunu hak ettiniz. | Open Subtitles | أحظوا بعطلة جيدة يا رفاق، أنتم تستحقونها! |
| İtiraz istemem, bunu hak ediyorsunuz. | Open Subtitles | كلا، كلا، أنتم تستحقونها يا أولاد |
| Tabii ki hak ediyorsunuz. | Open Subtitles | بالطبع تستحقونها |
| Bunu hak ediyorsunuz! | Open Subtitles | لأنكم تستحقونها |
| tamamen sizin. Hepsini hak ettiniz. (Alkışlar) | TED | كلها لكم، وأنتم تستحقونها فعلاً (تصفيق) |
| Onları hak ettiniz. Lemon, bir konuşalım. | Open Subtitles | انتم تستحقونها ليمون , اريدك |
| Bunu hak ediyorsunuz. | Open Subtitles | فأنتم تستحقونها. ترجمة: |