| Sana ancak Teslim olursan yardım edebilirim. | Open Subtitles | السبيل الوحيدة لأتمكن من مساعدتك هي بأن تسلّم نفسك |
| Çük kafalının birisi bana demişti ki başına bir silah doğrulttuklarında olay Teslim olmak veya ölmek değildir. | Open Subtitles | حسناً، لقد أخبرني أحمق من قبل بأنه عندما يضعون بندقيّة تجاهَ رأسِكَ، الخيارات ليست أن تسلّم نفسك أو تُردى قتيلاً. |
| Dinle, yardım etmek istiyorum ama önce Teslim olmalısın. | Open Subtitles | استمع إلي أريد أن أساعدك لكن عليك أن تسلّم نفسك أولاً |
| Eğer Teslim olmayacaksan, kaybolmalısın. | Open Subtitles | إذا لم تسلّم نفسك عليك الاختفاء عن اﻷنظار |
| Neden Teslim olup öğrenmiyorsun? | Open Subtitles | لماذا لا تسلّم نفسك وتكتشف ذلك. |
| Beni bırakıp Teslim olmalısın. Üzgünüm. | Open Subtitles | عليكَ أن تسلّم نفسك و تتركني أرحل الآن |
| Ama önce Teslim olmak zorundasın. | Open Subtitles | عليك وحسب أن تسلّم نفسك للسلطات أوّلا |
| Teslim olup bu ablukayı bitirmek zorundasın. | Open Subtitles | عليك أن تسلّم نفسك وتُنهي هذا الحصار |
| Matthew, beni dinle, Teslim olacaksın. Teslim olacaksın! | Open Subtitles | (ماثيو)، أصغِ إليّ أنت سوف تسلّم نفسك سوف تسلّم نفسك! |
| Teslim olmalısın. | Open Subtitles | يُفضّل أن تسلّم نفسك. |