| Uykusunda dişini gıcırdatıyor, ve evlilik sona erdi. | Open Subtitles | إنها تطحن أسنانها خلال نومها لذا انتهى الزواج |
| Ve geceleri dişlerini gıcırdatıyor sanki bir çeşit... | Open Subtitles | ..و خلال الليل تطحن أسنانها كما لو كانت |
| Dişlerini gıcırdatıyor, saçları dökülüyor, yemek yemiyor. | Open Subtitles | كانت تطحن أسنانها تفقد شعرها و لا تأكل |
| O dönemden geriye kalan iskelet kalıntıları insanların sabah, öğlen, akşam tahıl öğütüyor olduklarını gösteriyordu. | TED | المؤشرات التي بقيت من تلك الحقبة تشير ان النساء كانت تطحن الحبوب طيلة الصباح و المساء |
| Yengeçlerin kabuklarının altında bu komplike yapı var, adı Midesel Öğütücü. Yiyecekleri bir kaç farklı yolla öğütüyor. | TED | لدى السراطين بنية معقدة تحت درعها تسمى بالطاحونة المعوية والتي تطحن الطعام بطرق مختلفة. |
| Değirmen şimdi tekrar öğütüyor. | Open Subtitles | ... الطاحونة إنها تطحن ثانية |
| April kahve mi öğütüyor? | Open Subtitles | ابريل) تطحن القهوة ؟ |