| Hayır, onu kovamazsın. Çiftlikte sana kim yardım eder sonra? | Open Subtitles | لا ، لن تطرده فمن سيساعدك فى العمل فى المزرعة ؟ |
| Ona ödeme yapmana ihtiyacım var. Sonrada onu kovmalısın. | Open Subtitles | أريدكَ أن تدفع له، وبعدها أريدكَ أن تطرده |
| Hatırlasana, onu kovman gerektiğini ben söylemiştim. | Open Subtitles | تذكر , أنا الشخص الذي أقترح أن تطرده |
| Sonra da öpüp, kafasını karıştırır, sonunda da kovarsın. | Open Subtitles | وبعدها تقبله لتجعله يحتار وأخيراً تطرده |
| Israr etmiyorum ama onu kovarsan iyi olur. | Open Subtitles | لن ألح عليك أن تطرده من العمل لكن إنْ أردتَ ذلك، لا بأس. |
| - Lütfen onu kovmayın. | Open Subtitles | -كلا، أرجوك. لا تطرده . |
| Neden dediğim gibi kovmadın onu? | Open Subtitles | لماذا لم تطرده بعد\ ؟ كما قلت لك |
| Cuddy onu kovmadan onun bizi kovmasına müsaade eder ve başka bir iş istemiyorum. | Open Subtitles | و(كادي) ستوافقهُ على طردنا قبلَ أن تطرده وأنا لا أريدُ وظيفةً أخرى |
| Chase onu kovmandan endişeleniyor. | Open Subtitles | أردنك أن تعرف بأن (تشايس) يخشى أن تطرده |
| Kokain kullanıyorduysa niye onu kovmadınız? | Open Subtitles | اذا لم يكن ملتزما لماذا لم تطرده |
| Onu kovamazsın. | Open Subtitles | لا تستطيع أن تطرده. |
| - Hayır, kovamazsın. | Open Subtitles | كلا ، كلا .. لا تطرده |
| Onu kovmalısın. | Open Subtitles | يجب أن تطرده |
| kovman gerek. | Open Subtitles | عليك أن تطرده |
| Onu kovmayın. | Open Subtitles | لا تطرده. |
| Sen onun avukatını kovmasına uğraşırken ben Tim'in bizden istediğini nasıl yapacağımı ona nasıl darbe indireceğimi çözmeye çalışıyordum. | Open Subtitles | و بينما كنت في الخارج تحاول أن تجعلها تطرده كنت هنا أحاول معرفة كيف سنفعل ما طلبه منا (تيم) و تدميرها |
| O halde şirket olarak neden onu kovmadınız? | Open Subtitles | اذا لما لم تطرده الشركة؟ |