| Şimdi sen söyleyince fark ettim, hep üç kez hapşırıyor. | Open Subtitles | بما انك ذكرت ذلك , انها تعطس دائما ثلاث مرات |
| Pekala, benim üzerime hapşırma,... öksürme veya bacaklarıma osurma. | Open Subtitles | لا تعطس علي أو تكح علي أو تفعل شيئاً آخر |
| Gözlerin açıkken Hapşırman imkansızdır. | Open Subtitles | لَن تعطس إن كانت عيناك مفتوحة. إفتح عينيك. |
| Büyük bir Broadway müzikalinin finali gibi hapşırıyorsun. | Open Subtitles | أنت تعطس مثل هو نهاية برودواي الموسيقية الكبيرة |
| "Saklanırken aksırma, yalan söylerken gülme ve asla ve asla gelinliği, arabası veya köpeği çalınmış bayanların parasını alma." | Open Subtitles | لا تعطس عندما تختبئ ولا تبتسم عندما تكذب وتحت اى ظرف لا تاخذ مال من امراة فقدت كلبها او فستان زفافها او عربتها |
| Milletin hapşıran bir bebeğe 200 dolar ödediğine inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق أن الأباء يدفعون 200 دولار. لدمية تعطس. |
| Çünkü harcamalar yapıldığı sırada kulağımın dibinde hapşırıp duruyordunuz. | Open Subtitles | لأنك كنت تعطس بقوة فى طبلة أذنى فى نفس وقت حدوث النفقة |
| Bir ayını aksırarak geçirmiş | Open Subtitles | أمضت شهر تعطس |
| Hayır, hapşırınca ruh dışarı üflenir gibi olur. | Open Subtitles | كلا، فعندما تعطس فستكون كمن تخرج روحه من جسده |
| Shula Whitaker hapşırdığında ona mendil dahi uzatırsan her şeyini almak için dava açarım. | Open Subtitles | واذا اعطيتي شولا ويتكر منديلا عندما تعطس ساقاضيك لكل ما تملكين |
| - Yanımda aksırıp tıksırma. Hasta olmak en son ihtiyacım olan şey. | Open Subtitles | لا تعطس فقط بالقرب منّي، فآخر ما أحتاج إليه هُو الزكام. |
| Neden şu ayna hapşırıyor? | Open Subtitles | لماذا تعطس هذه المرآة؟ |
| Neyse, o vakum odasında ama benimle konuşmak için maskesini çıkardığında Faraday bardağının her tarafına hapşırıyor ki bu komik. | Open Subtitles | إنها في الغرفة الفراغية، ولكن عندما تنزع القناع عن وجهها كي تتحدث معي... وإذ بها تعطس على جهاز "فاراداي". وهذا شئ طريف. |
| Desteklere doğru hapşırma. | Open Subtitles | لا تعطس على المكملات هنا |
| Hapşırman gerekiyormuş gibi geliyor. | Open Subtitles | انه يبنـــى ُ ... . كأنك تريد ان تعطس |
| - Ya öyle ya da çok fazla hapşırıyorsun. Belki de son 15 yıldır kötü bir nezle geçiriyorsundur. | Open Subtitles | أو أنك تعطس كثيراً و تعانى من بردِ شديد |
| - Saçlarını kaybediyorsun. - Kız gibi hapşırıyorsun. | Open Subtitles | انت تفقد شعرك - انت تعطس كـالبنات - |
| Şimdi sallanma, titreme veya aksırma | Open Subtitles | الآن لا تهتز ولا ترتجف أو تعطس |
| - Yapıyorsun. Gözleri açık hapşıran tanıdığım tek insansın. | Open Subtitles | -بلى، أنتِ الوحيدة التي تعطس و عيناها مفتوحتان . |
| - Ne ? - Çok kötü olurdun, hergün hapşırıp, öksürüp,... | Open Subtitles | -كان الوضع سيّئا فقد كُنت تسعل و تعطس يوميّاً |
| Bir ayını aksırarak geçirmiş | Open Subtitles | أمضت شهر تعطس |
| Bu çok normal. hapşırınca iblise dönüşmek normal mi? | Open Subtitles | أن تعطس و ينبت الوجه الشيطانى؟ |
| İnsanlar hapşırdığında "Hapşu.. ..oy oy anam" demezler. | Open Subtitles | النّاس عندما تعطس لا تفعل ذلك. |
| - Yanımda aksırıp tıksırma. Hasta olmak en son ihtiyacım olan şey. | Open Subtitles | لا تعطس فقط بالقرب منّي، فآخر ما أحتاج إليه هُو الزكام. |
| Köpük öksürüyordun. | Open Subtitles | . لقد كنت تعطس رغوة صابون |