| Kimse kendisine kafa tutamasın diye karate öğrendi. | Open Subtitles | لم يتمكن أحد من التغلب عليها. وهذا بسبب تعلمها لـ الكاراتيه |
| Özel bir dil okulunda öğrendi. | Open Subtitles | لقد تعلمها ونحن في طريقنا الى هنا |
| Tüm günümü onun öğrenmek istediği, tabur şarkısını söyleyerek geçirdim. | Open Subtitles | قضيت اليوم أتنصت على أغنية الكتيبة والتي طلب منّي تعلمها. |
| - Eğer siz boş vakitlerinde müziği öğrenmek isteyen öğrencileri bulursanız... | Open Subtitles | اذا وجدت عدد كافٍ من الطلاب يرغبون تعلمها بوقت فراغهم |
| Ona İngilizce öğretmedim. Okulda öğrenmiş. | Open Subtitles | لا لا أنا لم أقم بتعليمه الإنجليزية هو تعلمها في المدرسة |
| Benim hakkımda bilmediğin bir şey var. | Open Subtitles | أنا متأكدة بأن هناك أشياء أنت لا تعلمها عني |
| Oğluna öğretmen gereken bazı şeyler var. | Open Subtitles | هنالك أشياء يجب أن تعلمها لإبنك |
| Nereden öğrendi bu figürleri? | TED | والسؤال كيف تعلمها ؟ |
| O zaman nereden öğrendi? | Open Subtitles | أين تعلمها إذاً؟ |
| O biraz farklı şeyler öğrendi. | Open Subtitles | لقد تعلمها بطرق مختلفة قليلًا |
| - Sopa oyunu mu? Kırmızı Ayı bir Choctaw'dan öğrendi. En acımasız savaşçılarının seçimi törenlerinde uygulamaya başladı. | Open Subtitles | الدب الأحمر)، تعلمها من ،بعض "الشوكتو"، جعلها) طقوس لإختبار أشرس الشجعان عنده. |
| Her zaman klasik müziği öğrenmek istemişimdir ama hiç sabrım olmadı. | Open Subtitles | دائما ما اردت تعلمها لكن لم أكن صبورا أبدا. |
| Bayıldım. Tam öğrenmek istediğim şeyler bunlar. | Open Subtitles | أحببت ما قلت هذه هي الأشياء التي أود تعلمها |
| Hayatta öğrenmek zorunda kaldığımız en adil olmayan ders ebeveynlerimizin de insan olduğu. | Open Subtitles | أحد أكثر الدروس الغير عادلة التي يجي علينا تعلمها هي أن والدينا هم بشر كذلك |
| Bu arada, öğrenmek istiyorsan biraz İspanyolca biliyorum. | Open Subtitles | بالمناسبة أنا أعرف الاسبانية قليلا إذا كنت تريدين تعلمها |
| Biz tanışmadan önce öğrenmiş. | Open Subtitles | لقد تعلمها قبل ان نتقابل صباح الخير , سيده ساينت باتريك |
| Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş. | TED | ويدعي " مخلب المطرقة " وقد كان تعلمها من والدته .. وجدته |
| Meğer birlikte yaşamaya başladığında bu perde geri çekilirmiş ve birbirinin hakkında önceden bilmediğin iğrenç ve rahatsız edici şeyleri öğrenirmişsin. | Open Subtitles | ,نعم على ما يبدوا ان هناك امور مخفية تبدأ بإكتشافها عن الشخص عندما يعيشان معاً واشياء مزعجة لم تكن تعلمها عن الاخر |
| bilmediğin şeyleri anons etmeye kalksam bir haftalık programı doldururdu ve üstüne bir de kitapçık doldurabilecek kadar şey kalırdı. | Open Subtitles | قائمة الأشياء التي لا تعلمها يمكن أن تملأ إعلانات الصباح مع مايكفي من النشرات الإعلانية التي ترسل إليك لاحقاً |
| Hatta belki babana öğretmen gereken bazı şeyler. | Open Subtitles | و ربما أشياء أخرى تعلمها لوالدك أيضاً |
| Ona yeniden yaşamayı öğretmen gerekiyor. | Open Subtitles | يجب عليك أن تعلمها كيف تعيشمرةأخرى. |
| 24 ay boyunca, ilk iki yıl süresince, gerçekten iyi odaklandık, bu öğrendiği her kelimenin tarihsel sıralaması. | TED | ففي فترة 24 شهرا، خلال السنتين الأوائل، والتي ركزنا عليهما هذه خارطة لكل كلمة تعلمها وفقا للتسلسل الزمني. |