| Umarım günün birinde beni affedersin. Dip not: | Open Subtitles | ربما بإمكانك أن تغفر لي في يوم من الأيام :ملاحظة أخرى |
| Biliyorsun. Umarım sana verdiğim acı için beni affedersin. | Open Subtitles | أرجو أن تغفر لي على الألم الذي سببته لك |
| Senden, beni bağışlamanı istediğimi hatırlamıyorum. | Open Subtitles | أنا لا أتذكّر أبدا أني طلبت منك ان تغفر لي |
| Beni affedecek misiniz, Peder? | Open Subtitles | هل تغفر لي, أبتاه؟ |
| Suçumu itiraf edip, beni affetmesini umdum. | Open Subtitles | أعترفت بخطيئتي آملاً أن تغفر لي |
| Beni affedebilecek misin? | Open Subtitles | هل يمكنك أن تغفر لي أبداً؟ |
| beni affet. O yüzüğün senin için anlamını bilmiyordum. | Open Subtitles | عليك أن تغفر لي ، لم أكن أعلم بقيمة الخاتم لديك. |
| Belki kızımda beni bağışlar. | Open Subtitles | وربما بعدها يمكن ان تغفر لي ابنتي |
| Umarım beni bağışlarsın böylece bir gün buna gülebiliriz, tıpkı saçını kötü bir şekilde kestiğim günkü gibi. | Open Subtitles | أتمنى فقط أن تغفر لي كي يتسنى لنا يومًا الضحك بشأت الأمر كما فعلنا حيال قصة الشعر التي قصتها لك |
| Yapmak zorundan olduğum şey için beni affedeceğini umuyorum. | Open Subtitles | أدعو منك ان تغفر لي على ما يجب أن أقوم به. |
| Dediğim ve yaptığım tüm o iğrenç şeyler için de umarım beni affedersin. | Open Subtitles | -أما بشأن كل تلك الأشياء التي قلتها وفعلتها,أرجو أن تغفر لي |
| --Yardım alırsan sanırım beni affedersin. | Open Subtitles | مع علاج للعظام سوف تغفر لي |
| Umarım beni affedersin. | Open Subtitles | و أرجو أن تغفر لي |
| Bir gün... beni bağışlamanı isteyeceğim. | Open Subtitles | فى يوم ما سوف اطلب منك ان تغفر لي |
| Senden beni bağışlamanı ummuyorum. | Open Subtitles | لا أتوقع منك أن تغفر لي |
| Suçumu itiraf edip, beni affetmesini umdum. | Open Subtitles | أعترفت بخطيئتي آملاً أن تغفر لي |