| Benim değerlendirmem de, profesörden çok farklı olamaz. | Open Subtitles | و تقيمي على الارجح لن يختلف على تقييم الاستاذ |
| - Biriyle ne kadar çok zaman geçirirsem, değerlendirmem o kadar doğru olur. | Open Subtitles | أتعرف (جيثرو)، كلما قضُيت وقتاً مع أحد، كلما كان تقيمي دقيقاً. |
| Benim değerlendirmem bu mu? İnsanların rahatlayıp daha açık olabilmeleri için bu eğlence terapisini buldum. | Open Subtitles | هذا هو تقيمي ؟ |
| Benim için bir bebek partisi düzenlemeni istiyorum. | Open Subtitles | واريد منك ان تقيمي لي حفلة طفل |
| Benim evimde ya da annende kalabilirsin. | Open Subtitles | يمكنك أن تقيمي في منزلي إن أردتي أو أبقى مع والدتك |
| Çalışmak istemezsen oğlunla evde kalabilirsin. | Open Subtitles | و إن لم تريدي العمل يمكنكِ أن تقيمي في منزلنا مع إبنكِ |
| Seks yapmasan bile bir jakuzide hamile kalabilirsin? | Open Subtitles | يمكن أن تحملي في حوض سباحة ساخن حتى وإن لم تقيمي علاقة؟ |
| Bak, eğer birkaç günlüğüne kalacak yere ihtiyacın varsa bende kalabilirsin. | Open Subtitles | انظري، ان كنت تحتاجين لمكان لتبقي فيه فالايام المقبله يمكنك ان تقيمي في منزلي |
| Gitmek zorunda değilsin. Burada kalabilirsin. | Open Subtitles | لست مضطرة لأن تذهبي يمكنك أن تقيمي هنا |
| Ne kadar istersen kalabilirsin. | Open Subtitles | يمكنك أن تقيمي هنا قدر ما تريدين |