| Biliyor musun bu saçmalık, tamamen saçmalık. | Open Subtitles | تلكَ هي التفاهات يا رجُل أتعلَم؟ إنها تلكَ التفاهات |
| İnsanların duyması gereken şey bu. | Open Subtitles | تلكَ هي الأشياء التي يُريدُ الناس سماعها |
| bu bir gerçek. Resmi olarak ölü. | Open Subtitles | تلكَ هي الحقيقة ميّت من الناحية القانونيّة |
| İşte tam senin durduğun yer vakaların belli olduğu örtünün altı. | Open Subtitles | كانت تلكَ هي النقطة حيث مكانكَ كان واضح في نسيج الأحداث |
| İşte bildiğim ve sevdiğim o soğuk bakışlar. | Open Subtitles | تلكَ هي الحالة الباردةُ التي أعلمُها وأحبّها. |
| Tamam, eğer durum buysa, kız arkadaşı da kesin işin içindedir bu yüzden de onunla biraz konuşalım biz. | Open Subtitles | حسناً ، إذا كانت تلكَ هي القضية صديقتهُ مؤكد انها كانت فيها صحيح ، لنذهب ونتحدث معها |
| - Eşya çantası bu. | Open Subtitles | وتركيز الإطارات الفردية تلكَ هي الحقيبة القماشية |
| Demek cesetlere bu şekilde ulaşıyor. | Open Subtitles | حسناً ، تلكَ هي الطريقة لحصولهِ على الجثث |
| bu kolaya kaçmaktır. Güven bana kolaya kaçmaya bayılırım. | Open Subtitles | تلكَ هي الإجابة اليسيرة، وصدّقني لقد أحببتُ الإجابات اليسيرة |
| bu peşimden ikinci gelişin. | Open Subtitles | تلكَ هي المرّة الثانية .التي تقتحم عليّ فيها المكان |
| İşe senin dahil olduğunu da biliyorum. Ben odaları temizlerim, işim bu. | Open Subtitles | .وأعلمُ أيضًا أنّكِ متورّطة - .إنّي أنظّف الغرف، تلكَ هي وظيفتي - |
| bu sabah seninle konuşan kız bu değil mi? | Open Subtitles | هل تلكَ هي الفتاة التي كلمتها هذا الصباح ؟ |
| bu yaşadıklarımın ilkiydi. Orada bir çok kez daha yaşadım bunu. | Open Subtitles | ،كانت تلكَ هي المرة الأولى وكان هناك المزيد |
| - Babanla anlaştığımız fiyat bu. | Open Subtitles | تلكَ هي النسبة التي إتفقتُ عليها أنا و والدكَ. |
| - Yalnızca Çarşamba kalmış. - Evet o olur işte. | Open Subtitles | لم يتبقى إلا عينة الأربعاء - تلكَ هي العينة الجيدة - |
| İşte bu şekilde Anonymous ilk defa bir hükümete karşı çıkıyordu. | Open Subtitles | إذن , تلكَ هي أوّلُ مرّة "للمجهولين" التي يقفوا فيها ضدَ الحكومة. |
| Eski arabalarda olan sorunlar işte. | Open Subtitles | تلكَ هي مشكلة السيارات القديمة |
| Sorun o değil, gelin de kendi gözlerinizle görün. | Open Subtitles | ليستْ تلكَ هي المشكلة تعالا وأنظرا بنفسيكما |
| o makineyi gördüm Peder. | Open Subtitles | تلكَ هي الآلة التي رأيتها يا أبتاه. |