| Belki O gece değil de daha önce konuştular. | Open Subtitles | ربما لم يتحدثوا اليه في تلك اللية لكنهم فعلوا في السابق |
| O gece, olası öpücüğü düşünerek yatağa uzandım. | Open Subtitles | ذهبت للنوم تلك اللية أفكر بالقبلة التي كانت يمكن أن تحدث. |
| O gece evdeyken onunla konuşmak istedim. | Open Subtitles | لقد حاولت التحدث معها تلك اللية في المنزل |
| O gece hayatımı kurtar dedim mi? | Open Subtitles | هل طلبت منك أن تنقذ حياتي في تلك اللية ؟ |
| Üç kişi, O gece onlarla poker oynadığını doğruluyor. | Open Subtitles | ثلاث رجال يمكنهم أن يشهدوا بأنه كان يلعب البوكر معهم تلك اللية |
| O gece eski odamda yatağıma gittim ve hayatımdaki her şeyin düzeldiğini düşündüm. | Open Subtitles | وذهب تلك اللية الى ,الفراش في غرفتي القديمة بالتفكير بكل شيء .في حياتي بانه تم اصلاحه |
| O gece gördüğün kişi gerçek ben değildi. | Open Subtitles | أنظر، لم أكن أتصرف على طبيعتي تلك اللية. |
| O gece yapmak istediği tek şey, dans etmekti. | Open Subtitles | تلك اللية كل ما أرادت فعله هو الرقص. |
| Ama O gece onları kırmızı Camaro'nun bagajında gördüm. | Open Subtitles | و لكنني رأيتهما في صندوق سيارة .الكاميرو الحمراء" تلك اللية" |
| O gece hakkındaki her şeyi hatırlıyorum ne de olsa hayatının her günü tehdit altında olup siyahlı bir adam tarafından kurtarılmıyorsun. | Open Subtitles | أتذكّر كل شيء بخصوص تلك اللية. لأنه... ليس كل يوم تكون حياتك معرّضة للخطر |
| O gece McNally ile aramızda bir şey olmadı. | Open Subtitles | لا شيء حدث مع (مكنالي) تلك اللية. |