| Daha sonra psikiyatrik değerlendirme için polis nezaretine alındı. | Open Subtitles | تم أخذه لاحقاً إلى حجز الشرطة، من أجل التقييم النفسي. |
| İki yıl önce senden değerli bir şey alındı, değil mi? | Open Subtitles | قبل سنتين شيء غالي تم أخذه منكِ, أليس كذلك؟ |
| Aah,bu bir adam ve onun elinden... alınan dünyasıyla ilgili. | Open Subtitles | هذه الأغنية عن ذلك الرجل و عالمه الذي تم أخذه منه |
| Fransa'da Berziers denen bir kasabaya götürüldü. | Open Subtitles | و تم أخذه لبلدة صغيرة في فرنسا يطلق عليها بيرزيى. |
| Güç kullanılarak senden alınmış olanları sana geri veriyoruz. | Open Subtitles | نحنُ نعيد لك ما تم أخذه منك بالقوة |
| Kurbandan alınıp lanetlenmiş ve ona geri verilmiş bir şey. | Open Subtitles | شيء ما تم أخذه من الضحية الملعونة وتم إعادته لها |
| İtalya sınırındaki birkaç subay ile beraber rehin alınmıştı. | Open Subtitles | لقد تم أخذه أسير إلى جانب بعض الضباط بالقرب من الحدود الإيطالية. |
| Hastaneden kaçırılmış olabileceğini düşünüyorum. Ona zarar vermek isteyen insanlar tarafından. | Open Subtitles | اعتقد بانه تم أخذه من المشفى بواسطة أشخاص يسعون لإيذاءه |
| Ve dün gece ondan çok daha değerli bir şey alındı. | Open Subtitles | وليلة البارحة شيء أغلى بكثير تم أخذه أيضًا, أختك. |
| Denizcilerden Onbaşı Collins asiler tarafından rehin alındı. | Open Subtitles | واحد من جنود البحريه , العريف كولنز قد تم أخذه كرهينه من قبل المسلحين |
| Aynı yapının bu görüntüsü 10 dakika önce alındı. | Open Subtitles | الان هذا مسح لنفس القطاع تم أخذه قبل 10 دقائق |
| Alt tabaka kızın bulunduğu parktan alınan çamur. | Open Subtitles | الطبقة السفلية هي طين تم أخذه من حديقة كوبس كريك المكان الذي عثر عليها فيه |
| - Ray'in ofisine zorla girildi ve alınan sadece benim dosyalarım. | Open Subtitles | -ومكتب (راي) تم اقتحامه وكان ملفي هو الوحيد الذي تم أخذه |
| Fiziksel travma taneciklenmeye sebep olur, ancak boynundan alınan bu doku, kafa yaralanmasından değil. | Open Subtitles | إطلاق الحبيبات يكون بسبب صدمة جسدية لكن هذا النسيج تم أخذه من عنقها -وليس من الجرح في رأسها. |
| Sana herşeyi söyledim. Esans Dünya gerçekliğine götürüldü. | Open Subtitles | لقد أخبرتك بكل شىء، القلب تم أخذه إلى عالم الأرض |
| Jack Sparrow ise vücudu ve ruhuyla ceza çekmesi için götürüldü. | Open Subtitles | جاك سبارو تم أخذه نفساً وجسداً ليس إلي مكاناً للموت بل للعقاب |
| Bir tanesi Travma Merkezi'ne götürüldü ama başaramadı. | Open Subtitles | و واحد تم أخذه إلى مركز حوادث ولكنه لم ينجو |
| Eğer bu senin oğlunsa, Esir alınmış demektir. | Open Subtitles | إذا كان هذا ولدك، فقد تم أخذه كأسير |
| Bir şey senden alınmış. | Open Subtitles | لكن هناك شيئاً تم أخذه منكِ -كلا |
| Kurbandan alınıp lanetlenmiş ve ona geri verilmiş bir şey. | Open Subtitles | شيء ما تم أخذه من الضحية الملعونة وتم إعادته لها |
| Çünkü o isim alınmıştı! | Open Subtitles | لماذا لم نسميه هربس.كوم؟ لأنه . تم أخذه بالفعل! |
| Hastaneden kaçırılmış olabileceğini düşünüyorum. Ona zarar vermek isteyen insanlar tarafından. | Open Subtitles | اعتقد بانه تم أخذه من المشفى بواسطة أشخاص يسعون لإيذاءه |