| Tamamı beyaz olan jüriye itirazım reddedildi. | Open Subtitles | الاعتراض على لجنة المحلفين كلها من البيض، تم رفضه. |
| Ya reddedildi ya da onu elde edemeyeceğini düşünüyor ve o kadına ve birlikte olduğu herkese öfke duyuyor. | Open Subtitles | هو اما تم رفضه او يعتقد انه لا يمكنه الحصول عليها لذا هو يشعر بالغضب تجاه تلك المرأة و الرجل الذى معها |
| reddedildi. - Atış sırası sende. | Open Subtitles | أنظر لذلك تم رفضه لا ، ليس لدي شئ لأقوله لك |
| Sigorta şirketi organ nakli isteğini reddetmiş. Buna sebep olan kim bilmek ister misin? | Open Subtitles | طلبه للزرع تم رفضه من قبل تأمينه أتريد أن تخمن من كان الداعم؟ |
| Bu arada, Wernerlar'ın bebeği... ilk tercihleri olan anaokulu tarafından reddedilmişti, ...böylece bir uzmana danışmaya karar verdiler. | Open Subtitles | في هذه الأثناء طفل آل وانيرز تم رفضه من أختياره الأول لـ روضة الأطفال |
| "Sevgili Bay Destro, üzülerek söylüyoruz ki kredi başvurunuz reddedilmiştir." | Open Subtitles | "عزيزي السيد (ديسترو)، يؤسفنا أن نبلغك بأن طلبك للقرض قد تم رفضه." |
| Bir adamın, reddedildikten sonra bir daha teklif etmesi cesaret ister. | Open Subtitles | من الصعب لرجل تم رفضه أول مرة لتكن لديه شجاعة كافية ليحاول مجددا |
| - İlk teklif reddedildi, karşı teklif onaylandı. | Open Subtitles | العرض الأول تم رفضه , والعرض الثاني تم قبوله |
| Son temyizim reddedildi. Sadece beni rahatlatıyordu. | Open Subtitles | طلبي الاخير للخروج تم رفضه لذا كان يواسيني |
| Korkarım isteğiniz politik sebeplerden reddedildi. | Open Subtitles | أخشى بأن الطلب قد تم رفضه بسبب اللجوء السياسي |
| Ve tam bu noktada beklemediği bir şey oldu: reddedildi. | Open Subtitles | و هنا حدث شيء غير متوقع لقد تم رفضه |
| Ve tam bu noktada beklemediği bir şey oldu: reddedildi. | Open Subtitles | و هنا حدث شيء غير متوقع لقد تم رفضه |
| Küba puroları tek oy farkla reddedildi. | Open Subtitles | بفارق صوت واحد,... السيجار الكوبي تم رفضه, للاسف. |
| - Üzgünüm, beyefendi. Kartınız reddedildi. | Open Subtitles | أنا أسف سيدى الكارت الخاص بك تم رفضه |
| İltica talebiniz reddedildi. | Open Subtitles | طلب اللجوء السياسي الخاص بك تم رفضه |
| Soruşturma talebim de reddedildi. | Open Subtitles | و طلبى للتحقيق تم رفضه |
| Son temyiz hakkımız da reddedildi. | Open Subtitles | أستئنافناً الأخير , تم رفضه |
| Pearce her ne kadar itirafta bulunup, gerçeği anlatsa da cinayet ve yamyamlıktan ötürü, af talebi reddedildi. | Open Subtitles | اعتراف ( بيرس ) بالقتل واكل لحوم البشر تم رفضه على اساس انه تغطية لإصدقائه الهاربين |
| Şükürler olsun ki reddedildi. | Open Subtitles | حمدلله أن هذا تم رفضه |
| Söylentiye göre adam Filipinler'deki Kamikaze Birliği'nde olmayı reddetmiş. | Open Subtitles | الاشاعات تقول إن ذلك الشخص قد تم رفضه من قوة الهجوم الخاصة في الفلبين |
| Evet, İsa'nın ilah değil, insan olarak zuhur ettiğini ortaya koyan diğer bütün İnciller gibi o da İznik Konsülü'nde reddedilmişti. | Open Subtitles | .. (أجل، لقد تم رفضه من (مجلس نيقية .. مع مجموعة من الأناجيل التي جعلت .. المسيح يظهر إنساناً .. |
| Davacının isteği reddedilmiştir. | Open Subtitles | العرض تم رفضه |
| Blair'in düğününde reddedildikten sonra cevaptan emin olmadan, Chuck'ın bu eylemi yapabileceğini sanmıyorum. | Open Subtitles | " بعد ان تم رفضه في زفاف "بلاير لا اظن ان " تشاك " سيقوم بهذا لأمر الا ان كان متأكدا من الاجابة |