| Bu örümceklerin üreme organları yok. | Open Subtitles | هذه العناكبِ ليس لها أعضاء تناسل |
| 'Treasure' gemisinin battığı 2000 yılı, tehlike altındaki türler listesinde gösterilen Afrika penguenlerinin bilimadamları tarafından o ana kadar kaydedilmiş en yüksek üreme oranlarının olduğu zamandı. | TED | وعندما غرقت "تريجر" في عام 2000 وافق ذلك ذروة أفضل موسم تناسل سجله العلماء للبطاريق الأفريقية التي كانت تعتبر وقتها كائنات مهددة بالانقراض |
| Onlar için Terra Nova'dan uzakta bir yerde üreme alanı oluşturabiliriz. | Open Subtitles | -إنشاء موقع تناسل آخر بعيدًا عن (تيرا نوفا ) |
| ÇOK x HIZLI x üreme | Open Subtitles | تناسل خاطف السرعة |
| Dr. Myers, bir parça köfte vererek bir tür seri üreme çevrimi... | Open Subtitles | يعتقد الدكتور (مايرز) أنه أثار دورة تناسل هائلة... |