| Affedersiniz, tabii ki karımın da gizemli yolları vardır. | Open Subtitles | انا آسف, انا متأكد انه توجد طرق غريبة لكود أيضا |
| Evet, kötü haberlerin iletilmesinin çeşit çeşit yolları vardır. | Open Subtitles | نعم، توجد طرق عديدة لإيصال أخبار سيئة |
| Beni ötelemenin başka yolları da var, eğer yapmak istediğin buysa. | Open Subtitles | توجد طرق أخرى لإبعادي، ما الذي تحاولين فعله |
| - Bunun başka yolları da var. | Open Subtitles | توجد طرق أخرى لتنفيذ الأمر ماذا ؟ |
| Ama günümüzde, yiyecek bulmanın çok daha modern şekilleri var. | Open Subtitles | لكن اليوم توجد طرق أحدث للحصول على الوجبات |
| - Daha kötü ölüm şekilleri var. | Open Subtitles | توجد طرق للموت أسوأ منها |
| Sorunları çözmenin daha iyi yolları var. | Open Subtitles | هذا بالإضافة إلى أنه توجد طرق أخرى لحل المشاكل |
| - Bunu hâlletmenin başka yolları da var. | Open Subtitles | توجد طرق أخرى لمعالجة هذا |
| Yardım etmenin başka yolları da var. | Open Subtitles | توجد طرق أخرى لتقديم المساعدة |
| Mutfağını mahvetmektense Samantha'yı etkilemenin, daha iyi yolları var. | Open Subtitles | حسناً, توجد طرق عديدة للإبهار سمنثا بدلاً من تدمير مطبخها |
| Uzaklaştırma emri aldıysan bunu halletmenin yolları var. | Open Subtitles | ان كان هذا يتعلق بإمر اعتقال توجد طرق لذلك |