| Tauron'lar, Cylon ateşkes hattına çok yakın bir ayın üzerinde Tylium madeni çıkarıyorlardı. | Open Subtitles | لقدكان(التورانز)يبحثونعن.. منجم للـ (تيليوم) فى قمر كان قريباً جداً من خط الحدود مع السيلونز |
| Hayır, bu camlar Tylium patlamasına bile dayanabilir. | Open Subtitles | (لا , الزجاج متين بما يكفى لمقاومة إنفجار (تيليوم |
| "Sen bir Tylium gemisinde çalışacaksın." "Sen Amiral olacaksın." | Open Subtitles | ستعمل أنت بمركبة (تيليوم) وأنت ستصبح أدميرال |
| Efendim, Tylium gemisi FTL sürücülerini çalıştırmak için hazırlık yapıyor. | Open Subtitles | سيدى , سفينة الـ(تيليوم) تنسحب من التشكيل إنهم يُشغلون مُحرك العبور |