| Beyaz ekmek gibi yüksek glisemik gıdalar, kana hızlı glikoz karışmasını sağlar ve sonra kısa sürede azalır. | TED | إن غذاءاً ذو نسبة كبيرة من السكر، مثل الخبز الأبيض، يؤدي إلى إفراز سريع للجلوكوز في الدم، ثم يأتي الإنخفاض. |
| Ve siz insanların öğrenmeye olan ilgisini bununla sağlayabilirsiniz. Herşey öğrenildikten sonra bunu konuya dahil etmekle ve öğrenmek için en verimli zamanı harcadıktan sonra değil. | TED | يجذب الاطفال للتعليم بوضع الموسيقى اولا ومن ثم يأتي التعليم لاحقا وهو نظام معدٍ وينتشر بسرعة |
| sonra insanın içindeki iyi niyeti dışarıya vurduruyor. | Open Subtitles | ثم يأتي هذا الشفق الدافئ الذى ينشط ويجلب الرضا |
| Ve sonra polis, gazeteler ve Chicago'da gangster çetesi. | Open Subtitles | ثم يأتي دور الشرطة والصحف وأولئك المجرمون بشيكاغو |
| sonra bu katil Blevins geldi ve herkesi öldürüp atlarını çaldı. | Open Subtitles | ثم يأتي هذا القاتل بليفنز ... ... ويقتل الجميع ويسرق خيولهم. |
| sonra savcı hücreme geldi ve bana o polisin resmini gösterdi. | Open Subtitles | و من ثم يأتي المدعي العام إلى زنزانتي و يريني الصورة التي لدي |
| sonra hoşgörüsüz bir efendi gelir insanların gömleklerini ve derilerini onlarla birlikte alan. | Open Subtitles | ثم يأتي سيد قوي وصارم. يخلع ملابس الناس فتنسلخ جلودهم معها. |
| Önce normal gibidirler, daha sonra ergenlik başlar. | Open Subtitles | كما ترين، الرجال يبدأون طبيعيين ثم يأتي سن البلوغ |
| sonra bölgedeki diğer Yahoo'lar bir araya geliyor ve üzerine dışkı yapıyorlardı. | Open Subtitles | ثم يأتي الياهووز اللي في المنطقة ويشخوا عليه |
| - Oh, güzel. Yemekten sonra odanda bir ateş çıkarta biliriz, ve o gelir ve bizi kurtarır. | Open Subtitles | بعد العشاءِ يُمْكِنُنا أن نشعل النار في غرفتِكِ، ثم يأتي هو وينقذنا |
| sonra bu Pensilvanya olayı birden çıktı. | Open Subtitles | ثم يأتي موضوع بينسلفانيا داتش دون سابق انذار. |
| Yani, sen rüyalarının kadınını buldun sonra onun alkolik babası, her şeyi mahvetti. | Open Subtitles | تظنين أنك وجدت فتاة أحلامك ثم يأتي والدها الثمل المصاب بسلس البول ويفسد كل شئ |
| sonra banderillerolar gelir, boğanın kafasını karıştırıp oklar fırlatarak daha çok kargı batırırlar. | Open Subtitles | ثم يأتي دور البانديرلورز الذين يلهون الثور، بينما يغرق هو في مزيد من الرماح. |
| sonra yemeğe gelmek isterler. sonra taşınmak isterler. | Open Subtitles | ثم يأتي في وقت الغذاء ثم يقوم بالدخول في خصوصيتنا |
| Olivia'yı üç senedir bekliyorum ve sonra bir nakil öğrenci geliyor ve kız aniden etkilenmiş ve aşk vurgunu gibi davranıyor. | Open Subtitles | ثم يأتي طالب منتقل وفجأة تتصرف كــ 00 مراهقة مهووسة |
| sonra da birden yaşlı adamın biri çıkıp "Boxer mı slip külot mu?" diye soruyor. | Open Subtitles | ثم يأتي شخص مسن ويطلب منك ملاكمين أو ملخصات ؟ |
| sonra Errol geldi ve bize genç yıldızını tanıttı. | Open Subtitles | ثم يأتي (ايريل) و يعرفّنا إلى احدى مراهقاته الصاعدة |
| Ve bütün parasını ailesine verdi. Baldwin geldi ve herkesin sonunu belirledi. | Open Subtitles | و أعطى النقود لعائلته ثم يأتي (بولدوين) ليقوم بالتنظيف |