| Soğansı gövdesi tüm yıl boyunca su depolayan bir fıçı gibidir. | Open Subtitles | جذعها المنتفخ كالبرميل يخزّن الماء طيلة أيام السّنة |
| Cesedi bulunduğunda, gövdesi çizilmemiş ya da çürümemişti. | Open Subtitles | وعندما عُثر على جثَّتها، لم يكن جذعها مخدوشًا أو به كدمات. |
| - Cesedinin gövdesi orada yani. | Open Subtitles | حسناً، على الأقل جذعها هناك |
| Hayır. Tüm gövdesinde bıçak yaraları var. Oldukça kötü. | Open Subtitles | لا,لديها جروح من الطعن فوق جذعها كله.المنظر سيء |
| Bu bir ağaç ve gövdesinde dillerin kökleri bulunuyor. | TED | وهي شجرة ومن جذعها تخرج جذور اللغة |
| Yorulduğumuz zaman gövdesinde dinleniriz. | Open Subtitles | وعندما نتعب, جذعها تصبح مأوى لنا |
| Omurgadaki hasar ve arka kafasındaki kemikteki çatlaklar düşüşe işaret ederken gövdesindeki yaralanmalar geçmiş bir kavgadan kalma. | Open Subtitles | التّلف بالعمود الفقري والكسور بمؤخّرة الرّأس تُشير للسّقطة، إنّما الكدمات على جذعها من شجار أوّلي. |
| İzotop izlemeyi kullanarak yaralanmış ana ağaç gövdesindeki karbonun mikorizal ağ üzerinden komşu fidelere geçişini izledik. Sadece karbon değil, savunma sinyalleri de gidiyordu. | TED | لذلك، استخدمنا تتبع النظائر لتتبع حركة الكربون من شجرة أم مصابة أسفل جذعها في شبكة الفطريات الجذرية وفي الشتلات المجاورة لها، ليس فقط الكربون، ولكن أيضًا إشارات الدفاع. |