| Bizi biraraya getiren o çamur birikintisinin şerefine kadeh kaldıralım. | Open Subtitles | هيا لنذهب ونشرب نخب البركة الموحلة التى جمعتنا سوياً |
| Şüphesiz hatırlayacağınız gibi, Spielrein sizle beni bir araya getiren vakaydı. | Open Subtitles | ان كنت لا أشك فى الذاكره ، فان سبيلرين كانت هي الحاله التي جمعتنا معا |
| Bu değerli günde bizleri bir araya getirdiğin için teşekkürler. | Open Subtitles | حمداً لك لأنك جمعتنا معاً في هذا الوقت العزيز |
| Gösterdikleri emsalsiz cesaretin bizi bir araya getirmesi umudu ile, işledikleri amellerin bizi daha da güçlü kılması umudu ile. | Open Subtitles | إن شجاعتهم جمعتنا معا إننا أصبحنا أقوى بأفعالهم |
| Telefon bizi bir araya getirdi. | Open Subtitles | المكالمه الهاتفيه جمعتنا معاً. |
| Bizi Ellie bir araya getirdi. Bu sende kalsın istiyorum. | Open Subtitles | ايلـي جمعتنا سوية اريدك ان تأخذ هذه |
| Bizi buraya bu yüzden mi getirdin? | Open Subtitles | ماذا ؟ لمذا جمعتنا هنا؟ هذا ما يدور حوله كل ذلك؟ |
| Bizi buraya getiren kız nerede kaldı? | Open Subtitles | وأعتقد أنه سوف يكون مرضيا. اين هي تلك الفتاة؟ الفتاة التي جمعتنا هنا. |
| Bizi bir araya getiren şansımızı kutlamalıyız. | Open Subtitles | يجب أن نحتفل بالصدفة التي جمعتنا جميعاً |
| Ya da bizi bir araya getiren, kalplerimizdi. | Open Subtitles | أو ربما رسوماتها قد جمعتنا معاً |
| Bizi bir araya getiren kendi aşkını da kazansın diye. | Open Subtitles | التى جمعتنا معاً .. تفوز بحبها أيضاً |
| Bizi bir araya getiren şeylerden biri de bu. | Open Subtitles | هذا أحد الأشياء التى جمعتنا سوياً |
| Yani diyorsun ki bizi bir araya getiren şirketle devirmeye çalıştığımız şirket aynı. | Open Subtitles | اذًا فأنت تقول... أن الشركة التي جمعتنا هي نفسها التي نحاول أن نطيح بها |
| Tamam, Doktor, bizi bir araya getirdin, şimdi ne olacak? | Open Subtitles | حسنا دكتور، لقد جمعتنا سويا و الآن ماذا ؟ |
| Sende de gerçek inananın kalbi var. Hepimizi bir araya sen getirdin. | Open Subtitles | أنت تملك القلب الأكثر إيماناً وأنت جمعتنا كلّنا |
| Alamam. Bizi biraraya Ellie getirdi. | Open Subtitles | ايلـي جمعتنا سوية اريدك ان تأخذها |
| Bizi biraraya Ellie getirdi. Bu sende kalsın istiyorum. | Open Subtitles | ايلـي جمعتنا سوية اريدك ان تأخذ هذه |
| Öfke ve güvensizliğimiz bizi bir araya getirdi. | Open Subtitles | وهذه الصفات هى التي جمعتنا معاً. |