| Hatta her gün yediği kızarmış peyniri de sevmiyordu artık. | Open Subtitles | حتى انها لا تتمتع لها يوميا الجبنة المشوية بعد الآن. |
| Hatta benden kocasına ameliyat gibi bir seçeneğin olmadığını söylememi istedi. | Open Subtitles | حتى انها طلبت مني ان أخبر زوجها ان العملية لن تفيدها |
| - Hatta onlar değişimlerden hoşlanmadığınızı bilirler. | Open Subtitles | حتى انها علمت انك لا تحب التغييرات انها تظهر فقط مقدار قوة هيبتك |
| Hatta, şekil değiştirme yeteneklerimizi bile aldılar. | Open Subtitles | حتى انها استوعبت دينا قدراتهم في تغيير الشكل. |
| Annem benim annem olduğunu bile bilmiyor beni görmüyor. | Open Subtitles | انها لا تعلم حتى انها أمي هي لا تسمعني لا تراني |
| Askeri uçuş olduğunu bile bilmiyordum. | Open Subtitles | لم اكن اعلم حتى انها طائره عسكريه. |
| Adamın adını ve adresini Hatta telefon numarasını bile aldı. | Open Subtitles | وحصلت على رقمة و عنوانه... حتى انها حصلت على هاتفة.. |
| Hatta bana 3. hafta dönümümüzde bir hediye bile vermişti. | Open Subtitles | حتى انها أعطتني هدية كذكرى الأسابيع الثلاثة |
| Hatta kendi kiremitlerini ev yapımı bir ocakta pişirdi. | Open Subtitles | هي حتى انها قامت بقص البلاط بنفسها في فرن منزلي |
| Hatta bildiğimiz kadarıyla Kızıl Bayrak'la bile alakalı olabilir kendisi. | Open Subtitles | او حتى انها متورطه مع العلم الاحمر ، كما نعلم كلنا |
| Hayır, gerçek bu değil. Hatta gerçeğin yakınından bile geçmiyor. | Open Subtitles | كلا , انها ليست هذه الحقيقة و حتى انها ليست قريبة منها |
| Benim üveyannem hep beraber olmak ister, Hatta alkolsüz bira ile rüşvet verir. | Open Subtitles | زوجة ابي دائماً تريد ان تتسكع, حتى انها ترشيني ببرادات نبيذ. |
| Hatta otoparklarda kamp kurup araçların kaza yapmasını beklerdi.* | Open Subtitles | حتى انها كانت تخيم خارج مواقف السيارات تنتظر حدوث حوادث سير بسيطه |
| Hatta ucunda ödül varsa oturur, olduğu yerde kalır ve yuvarlanır da. | Open Subtitles | نعم حتى انها تستطيع الجلوس او تبقى او تدور حول شجرة |
| Hatta Kızıl Haçın bedavaya şişelerce ilaç dağıttığına bile inanmıştı. | Open Subtitles | حتى انها اعتقدت ان الصليب الاحمر يوزع الدواء في قنينات في جداول السلمون |
| Beni iyi tanır, Hatta en sevdiğim yemeği bile bilir. | Open Subtitles | تَعْرفُني جيّد جداً... حتى انها تعرف اكلتى المفضلة... |
| Suda ördek gibi. Hatta yardım bile etti. | Open Subtitles | كالبطّة بالنسبة للماء حتى انها ساعدت |
| Ve konuşup etrafta dolaştık. Hatta koluma bile dokundu. Gerçekten mi? | Open Subtitles | وتحدثنا وتمازحنا حتى انها لمست ذراعي |
| Onun bebeği olduğunu bile bilmiyordum. | Open Subtitles | ولم اكن اعرف حتى انها لديها طفلة |
| Lina onun sette olduğunu bile bilmeyeceğine sana garanti veririm | Open Subtitles | لينا لن تعرف حتى انها هنا. |