| Kamp ateşinde pişmiş kahvaltının kokusuna uyanana kadar hiçbir şey anlamaz. | Open Subtitles | لن تعرف شيئا حتى تستيقظ للإفطار المطهو على نيران المخيم. |
| uyanana kadar beyindeki hasarın ne seviyede olduğunu bilemeyiz. | Open Subtitles | لن نعلم مدى الأضار حقاً حتى تستيقظ |
| Felç ihtimali var ama uyanana kadar ne gibi hasarların olduğunu tam olarak-- | Open Subtitles | كلا، كلا، أعني، الشلل احتمال وارد، لكننا لن نعرف أي نوع من العجز ستصاب به حتى تستيقظ... |
| Onu alıp yatağına götüremedim, o sen uyanıncaya kadar senin yanında kalmak istedi. | Open Subtitles | لم استطع جعله ينام في سريره الخاص لذلك اراد أن يبقى هنا حتى تستيقظ |
| uyanıncaya kadar bekleyeceğim. | Open Subtitles | أنا سأنتظر حتى تستيقظ. |
| Akıllıca bir öğüt: uyanana kadar düğmeye basma. | Open Subtitles | لا تضغط هذا حتى تستيقظ |
| En azından uyanana kadar... | Open Subtitles | على الأقل ، حتى تستيقظ |
| Bailey elektrik olmadığı için en iyisinin uyanana kadar onu burada tutmak olduğuna karar verdi. | Open Subtitles | (بيلي) قررت أنه ومع انقطاع الكهرباء، من الآمن الإبقاء عليها هنا حتى تستيقظ. |
| - uyanana kadar anlayamayız. | Open Subtitles | لن نعرف حتى تستيقظ. |
| uyanana kadar bunu bilemeyeceğiz. | Open Subtitles | نحن لا نعلم حتى تستيقظ |
| uyanana kadar bekleyeceğim. | Open Subtitles | سأجلس معها فقط حتى تستيقظ |
| uyanana kadar bunu bilemeyiz. | Open Subtitles | لن نعلم حتى تستيقظ |
| Kelli uyanana kadar bekledim. | Open Subtitles | (أنا كنت أنتظر حتى تستيقظ (كيلى |
| Şarkıların sen uyanıncaya kadar beklemesi gerekecek. | Open Subtitles | الأغاني ستنتظر حتى تستيقظ |