| İsimlerimizi bile bilmiyor. İsmini söyledim Franklin. | Open Subtitles | إنه لا يستطيع أَن يجدنا، على أية حال إنه حتى لا يعرف أسمائنا |
| Karşısındaki defansın adını bile bilmiyor. | Open Subtitles | إنه حتى لا يعرف أسماء المدافعين الذين يواجههم |
| Karşısındaki defansın adını bile bilmiyor. | Open Subtitles | إنه حتى لا يعرف أسماء المدافعين الذين يواجههم |
| Hayatındaki insanları bile bilmiyor. | Open Subtitles | وهو حتى لا يعرف الناس الذين قابلهم في حياته. |
| Evet insanlar ne yaptığını öğrenmesin diye bu ismi kullanırdı. | Open Subtitles | هذا الإسم كان يُستخدَم حتى لا يعرف الناس حقيقته |
| Onu kimin tuttuğunu bile bilmiyor. | Open Subtitles | إنه حتى لا يعرف من الذي استأجره. |
| Ted, Sutton'ın ikizi olduğunu bile bilmiyor. | Open Subtitles | تيد " حتى لا يعرف " أن " ساتن " لديها توأم |
| Yukarıdaki Adam'ı bile bilmiyor. | Open Subtitles | إنه حتى لا يعرف عن الرجل بالأعلى |
| Davacının ilk çağırması gerektiğini bile bilmiyor. | Open Subtitles | أنه حتى لا يعرف كيف تبدأ المحاكمة |
| Kaçıncı sınıfta olduğumu bile bilmiyor. | Open Subtitles | c.arabicrlm; إنه حتى لا يعرف صفي الدراسي. /c.arabic |
| Burada olduğumu bile bilmiyor. | Open Subtitles | هو حتى لا يعرف بأنّي هنا |
| Hangi bacağını sakatlandığını bile bilmiyor. | Open Subtitles | إنه حتى لا يعرف أي ساق هي |
| Boston'da olduğumu bile bilmiyor ve öyle de kalmalı. | Open Subtitles | حسنٌ, أنه حتى لا يعرف أني في (بوسطن) و, أريدأنأبقيهعلى هذا النحو. |
| - Adını bile bilmiyor. | Open Subtitles | -إنه حتى لا يعرف اسمك |
| Sam'i öldürdüğümüzü öğrenmesin diye Oliver'a bağımlı olduğumu söylemek zorundaydım. | Open Subtitles | (حتى لا يعرف أننا قتلنا (سام |