| Bu yüzden çıplakken kemer takmayı seviyorum. | Open Subtitles | لهذا أحب إرتداء حزاماً عندما أكون عارياً |
| Gömleği pantolonun içine sokmak ve aynı zamanda kemer takmak. | Open Subtitles | أن نطي القميص بداخلة ونرتدي حزاماً في نفس الوقت |
| Elbisesi biraz daha aşağıda olsaymış, kemer gibi olurmuş. | Open Subtitles | ،إن نزل فستانها للأسفل قليلاً سنجد حزاماً |
| Buna inanmayabilirsiniz ama siyah kuşak karateciyim ben. | Open Subtitles | قد لا تصدقوني ولكنّني أملك حزاماً أسود في رياضة الكاراتيه |
| Kempeitai Bey'in bin dikişli kemeri yok anlaşılan, değil mi? | Open Subtitles | لا يبدو أن السيد الشرطي لديه حزاماً ذا مائة غرزة |
| Anladım ama dışarıda intihar yeleği giymiş bir adam var. | Open Subtitles | عٌلم، ولكن هناك رجل بمكان ما يرتدي حزاماً ناسفاً |
| - Her bir köpek asker deri bir kemer giyerdi. | Open Subtitles | كل واحدٍ من الجنود الكلاب .. كان يرتدي حزاماً من الجلد |
| Öncelikle, kimse beyaz kemer takmaz. | Open Subtitles | بادئ ذي بدء. لا أحد يرتدي حزاماً أبيضَ لعين |
| Her şeyden önce kimse sikik bir beyaz kemer giymez. | Open Subtitles | بادئ ذي بدء. لا أحد يرتدي حزاماً أبيضَ لعين |
| Koca parlak bir kemer? | Open Subtitles | حزاماً كبيراً لامعاً؟ ما يكافئ به صاحب اللقب في المصارعة |
| Üzerine siyah deri kemer tak ve büyükannenin verdiği incileri kullan. | Open Subtitles | إرتدي حزاماً من الجلد الأسود وكذلك زوجا اللآلئ اللتان ورثتيهما عن جدتك |
| Dükkandaki kadın kemer bağlayabilirsin demişti. | Open Subtitles | أخبرتني البائعة أنه يمكنني أن أضع حزاماً عليه. |
| Yap. kemer ister misin, evlat? | Open Subtitles | إفعل , هل تريد حزاماً يا بني ؟ |
| kemer de tak da seni iyi bir mekâna götüreyim. | Open Subtitles | أضف حزاماً للزي و سأصطحبك لمكان لطيف |
| Uyduruk bir kemer takıyorum! | Open Subtitles | أرتدي حزاماً كرتونياً |
| Kim, tulumun üzerine kemer takar? | Open Subtitles | من يرتدي حزاماً من زي من قطعة واحدة"؟" |
| Eğer kırmızı kuşak görürsem, Onu giyeni zımbalarım. | Open Subtitles | سوف اقتل أى رجل يلبس حزاماً احمر |
| Yanlış mı görüyorum yoksa yeşil kuşak mı takıyor bu? | Open Subtitles | هل هي ترتدي حزاماً أخضر أم أنني منتشية؟ |
| Kara kuşak değil ki, o bir bebek! | Open Subtitles | ليس حزاماً أسود. إنّه طفل! |
| Bu manyakça. Timsah, timsah takıyor. Sen insan kemeri takar mısın? | Open Subtitles | من المقزز أن يرتدي تمساح جلد تمساح، هل سترتدي حزاماً من جلد الإنسان؟ |
| Ne kadar tecrübeli olursa olsun akıllı bir dağcı her zaman emniyet ve göğüs kemeri takar. | Open Subtitles | بغضالنظرعن الخبرة... المتسلق الذكي يضع ... دائماً حزاماً وحمالات. |
| İntihar yeleği giyiyor mu? | Open Subtitles | هل يرتدي حزاماً ناسفاً؟ |
| Aikidoda siyah kuşağım da var. | Open Subtitles | "كما أنّ لديّ حزاماً أسوداً في "الآيكيدو *رياضة دفاع عن النفس يابانية* |