| O parayla oğluma bez, giysi veya zekasını geliştirecek müzik kasetleri filan alabilir. | Open Subtitles | يمكنها استخدام المال لتشتري لابني حفاضات أو ملابس أو أشرطة موسيقية لجعله ذكياً. |
| Senin deden daha bez kullanırken, ben galaksiyi kurtarıyordum. | Open Subtitles | كنتُ خارجًا لإنقاذ المجرّة عندما كان جدّك في حفاضات. |
| Yeni bebek bezi serimi tanıtacak bir yüz aradım her yerde. | Open Subtitles | كنت أبحث في كل مكان عن وجه لإطلاق خط إنتاجي الجديد من حفاضات الأطفال |
| 2 numaraya razı olabilirmiş ama 1 numaranın bebek bezi satıcısı olmaması şartıyla! | Open Subtitles | قالت أنها يمكن أن تقبل بأن تكون في المرتبة الثانية لكن إن لم يكن بيع حفاضات الأطفال في المرتبة الاولى |
| Doğal çocuk bezi ve güvenli iğnelerde ısrar eden bendim. | Open Subtitles | كنت أنا الذى أصريت أن تستخدم حفاضات طبيعيه بدبابيس مؤمنه |
| - Çocuğunun bezini bile değiştirmiyorsun. - bezleri sevmem. | Open Subtitles | لم تقم بتغيير حفاضات الأطفال لا أحب الحفاضات |
| altını değiştiremiyorum, tatlım. | Open Subtitles | العسل، وأنا لا يمكن أن تحصل هذا حفاضات عليه. |
| Affedersiniz efendim, ama bu kirli bezleri koyabileceğimiz bir yer var mı? | Open Subtitles | عفوا يا سيدي، ولكن هل لديك مكان يمكن أن أضع هذا حفاضات القذرة؟ |
| Şu anda Huggies bebek bezlerini giyerken bana ve hayatıma sahip olan 2 mini diktatör tarafından katı bir biçimde yönetiliyorum. | TED | ممتلكٌ ومسَيطَرٌ عليه حالياً من قبل ديكتاتورين صغيرين واللذين يديران حياتي بقبضةٍ من حديد مرتديين حفاضات الهاغيز. |
| Seni duydum. bez kullanmıyorum ben. Ne diyorsun sen? | Open Subtitles | سمعت ذلك, أنا لا ألبس حفاضات أطفال الذي تتحدث عنه |
| Kimse bez ya da noter için 150 km yol gitmez. | Open Subtitles | لا أحد يقوم بالقيادة لـ 100 ميل من أجل حفاضات أو من أجل توثيق الأطفال قانونياً |
| Bana hiç bez bağlayacak, gece yarısı bebek besleyecek biri gibi görünmedin. | Open Subtitles | لا تبدو إليّ مثل ذلك النوع الذي يغيّر حفاضات طفله أو يطعمه في منتصف الليل. |
| Onu pembe bir battaniyeye sarmışlar ve bez bağlamışlardı. | Open Subtitles | لفوها في بطانبة وردية اللون ووضعوا لها حفاضات |
| Buyur. bebek bezi çantasıyla başarılar. | Open Subtitles | هاك، إقضي وقتًا ممتعًا مع حفاضات الأطفال تبدين جيّدة |
| Altın bir bebek bezi çöp kutusu ve hamile bir aziz gibi görünmek istediği devasa bir duvar resmi istedi. | Open Subtitles | تريد سطل حفاضات مذهّب ولوحة جدارية عملاقة تصوّرها كقديسة حوامل |
| Şu ana kadar telefon kablosu ve kullanılmış bebek bezi bulabildiler. | Open Subtitles | كشفوا حتّى الآن سلك هاتف وكيس حفاضات مستعملة |
| Emniyetli çocuk bezi çantamı alıp geliyorum. | Open Subtitles | فقط اسمحوا لي الحصول على بلدي مضمونة كيس حفاضات هنا. |
| Ve, emek yok, karnında iz yok, çocuk bezi yok, beş para etmez koca yok. | Open Subtitles | بدون مجهود ولا حفاضات اطفال ولا زوج احمق |
| Çok fazla çöp biriktirmeyi unutun, çok fazla şişe, teneke, karpuz kabuğu, bebek bezini ve diğerlerini unutun. | Open Subtitles | انسوا أمر وجود الكثير من النفايات الكثير منَ القناني، العُلَب، قشور البطيخ حفاضات الأطفال و ما شابَه |
| Çok az kadın, tam vardiya çalışıp, akşam evde bebeğinin altını değiştirirken, kocasının ve kız arkadaşının hafta sonlarını tırları takip edip, "Arabayı bilen tokadı basar" oynayarak geçirmelerine izin verir. | Open Subtitles | تعملين لوردية كاملة وتعودين للبيت لتغيير حفاضات طفلتك بينما زوجك وصديقته يمرحان |
| - Çocuk bezlerini hastanede unuttum. | Open Subtitles | يتوهم. لا، أنا، اه، غادر حفاضات في المستشفى. |
| Biberonlar, bezler, bu tip şeyler herhalde. | Open Subtitles | للطفل ببطنك زجاجات , حفاضات , وهذه الاشياء كما اعتقد |
| O üç aylık. hala bezine yapıyor ve hesap yapamıyor. | TED | هذا طفل رضيع. عمرها ثلاثة أشهر. لا تزال تتغوط في حفاضات الأطفال و بالطبع لا تستطيع القيام بالعمليات الحسابية. |
| Canım bezimiz bitmiş. Alır mısın? | Open Subtitles | عزيزي، إنتهت حفاضات الطفلة هل ستخرج؟ |
| Sanırım Jack Bauer bile yetişkin alt bezi bağlıyordu. | Open Subtitles | انا اعتقد ان جاك باور ارتدي ايضا حفاضات للكبار. |