| Derine kazdım ki denizden geçen tüm gemiler görebilsin. | Open Subtitles | وقد حفرته جيداً وبعمق حتي تتمكن كل السفن في البحر من رؤيته أثناء إبحارها |
| - Ben görüyorum. - Evet çünkü sen kazdın. | Open Subtitles | انا اراه نعم, لانك حفرته |
| Kendim için kazdığım bir mezar. | Open Subtitles | إنه قبر حفرته لنفسي |
| Senin kazdığın mı? | Open Subtitles | -الذي حفرته بأسنانك |
| Kazıcı bir dişi arı kendi yavruları için az önce kazdığı tüneli terk ediyor. | Open Subtitles | تخرج من نفق حفرته للتوّ لصغارها. |
| Şu andan itibaren, herkesin kendi çukurunu kazmasını istiyorum. | Open Subtitles | حسناً إعتباراً من الآن كل شخص يحفر حفرته هل هذا واضح ؟ |
| Ona hazırladığın mezarı buldum, Dean. | Open Subtitles | لقد رايت القبر الذي حفرته له دين |
| Kendim kazdım ve onun için de uzanmaktan memnundum. | Open Subtitles | حفرته بنفسي, وكنت سعيدة وانا في داخله |
| Sen kazdın. | Open Subtitles | -أجل، أنت حفرته |
| - Şimdiye kadar kazdığım en küçük mezardı. | Open Subtitles | ! كان ذلك أصغر قبر حفرته |
| Senin kazdığın mı? | Open Subtitles | -الذي حفرته بأسنانك |
| Olay yeri incelemeyi kazdığı çukura tekrar gönder. | Open Subtitles | أرسل فريق الأدلة إلى حفرته |
| Mağara Adamı da diğerleri gibi çukurunu kazıyor. - Bazen. | Open Subtitles | رجل الكهف " يحفر حفرته مثل أى شخص منكم" |
| Ona hazırladığın mezarı buldum, Dean. | Open Subtitles | لقد رايت القبر الذي حفرته له دين |