| Bu kafatasının bir enerji alanı yaratıp Daniel'ı yuttuğuna tanık oldum. | Open Subtitles | لقد رأيت هذه الجمجمة تشكل حقل طاقة إحتوى دانيال داخله |
| Görünüşe göre bir çeşit güçlü enerji alanı, yaklaşık 2000 metre ilerde. | Open Subtitles | يبدو أن هناك حقل طاقة قوى على بعد 2000 ياردة فى هذا الإتجاه |
| Evrendeki her şey birbiriyle bağlantılı, tek bir enerji alanı var. | Open Subtitles | كل شيء في الكون متصل هو فقط حقل طاقة واحد |
| Harika. Yolda bir güç alanı varsa, bir tabela da koyamazlar mıydı? | Open Subtitles | إذا كان هناك حقل طاقة في الطريق، فربّما يمكنهم وضع لافتة؟ |
| Ya da çok güçlü bir güç alanı. Onlarla çarpışacak olursak... | Open Subtitles | أو حقل طاقة قوى اذا تصادمنا بأى منهما.. |
| Fakat tepkisel yüklenmiş parçacıklar yaratırsak bir iyonosfer, bir kuvvet alanı... | Open Subtitles | لكن إنْ صنعنا جسيماً مشحوناً تفاعلي... غلاف أيوني، حقل طاقة... |
| Şiddetli bir elektromanyetik enerji alanı saatinin dişlilerini dondurmuş olabilir. | Open Subtitles | حقل طاقة كهرومغناطيسي حادّ قد يجمّد ساعتك |
| Kaderimi kontrol edecek mistik bir enerji alanı yok. | Open Subtitles | ليس هناك حقل طاقة باطني يسيطر علي قدري |
| Belki annesi gibi bir enerji alanı yayıyordur. | Open Subtitles | ربما يعطل حقل طاقة كما فعلت أمه |
| Com-Scan bir güç alanı tespit etti. | Open Subtitles | و لقد أكتشف الرادار حقل طاقة |
| Dayanmak için güç alanı gerektiren bir şey. | Open Subtitles | شيئاً يتطلب حقل طاقة لمقاومته |
| - Bu bir güç alanı. | Open Subtitles | -إنه حقل طاقة |
| Uyarlanabilir dalgaformu kuvvet alanı mı bu? | Open Subtitles | أهذا حقل طاقة تكيفي ؟ |