ويكيبيديا

    "حقيقةً" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • gerçekten
        
    • gerçek
        
    • aslında
        
    • Cidden
        
    • gerçekte
        
    • Aslına
        
    • Hatta
        
    • Açıkçası
        
    • tam
        
    • Doğrusu
        
    • aslı
        
    • Dürüst
        
    aslında söyleme bile gerek yok, ama gerçekten ihtiyacı yok. Open Subtitles لا ينبغي حقيقةً أن أقولَ هذا، ولكنها ليست بحاجة لذلك.
    gerçekten yoğun diyaloglarla tüm etkilenen paydaşlar bir araya gelerek ilişkideki çatlağı onaracak bir yol bulmalıydılar. TED وماهيتهم هي حقيقةً حوارات مكثفة، حيث يتجمع أصحاب المصلحة سوياً لإيجاد طريقة لإصلاح الخرق في القانون.
    Böyle yaptığınızda, ilettiğiniz şey İngilizce bir cümle olmuyor. Ama ilettiğiniz şey gerçekten de bir anlam oluyor, İngilizce bir cümlenin anlamı. TED إذا حين تطبق هذه الفكرة، ما سيتضح ليس جملة باللغة الإنجليزية، ولكن ما سيتضح حقيقةً هو معنى، المطلوب من الجملة.
    gerçek özgür olmak istiyor ve bizde onu kurtarmak istiyoruz. Open Subtitles حقيقةً تريدُ أن تكونَ حرّة و نحنُ نريدُ أن نحرّرها.
    aslında, biz, onu buldum ama yapmak istersen onu kaybetmek değil, Open Subtitles حقيقةً ، نحن وجدناه لكن إذا كنا لا نريد أن نخسره
    Dostum, Cidden daha az okumalı ve daha çok ıkınmalısın. Open Subtitles يا صاح, حقيقةً, عليك أن تقرأ أقل و تدفع أقوى
    Fakat gerçekte, onun da benim için orada olacağını sayıyordum. Open Subtitles لكن حقيقةً ، كنت اعتمد عليه ان يكون هنا لأجلي
    Bir gün pazarda gerçekten nelerin gerçekleştiğini merak ettim ve iki tane kıyaslama ortaya çıktı. TED في لحظة ما سألت نفسي ما الذي يحدث حقيقةً في السوق، و بدأت مقارنتان اثنتان بالظهور.
    Bir, gerçekten de özgün değilsen özgün olduğunu söyleme. TED واحد، لا تقول أنك أصلي إلا إذا كنت حقيقةً أصلي.
    Dışarıda, gerçekten de "Evet, bu yeni." diyebileceğimiz hiçbir şey yok. TED وما من شيء هنالك مما يقال حقيقةً عنه: "انظر، هذا جديد".
    Korku gerçekten berbattır çünkü yaptığınız işe odaklanmadığınızı gösterir. TED الخوف حقيقةً مشكلة لانه يعني أنك غير مركّز فيما تفعله.
    Ve aslında, İmparatorluğun genişlemesini bir nevi uzun, yorucu, askerileştirilmiş bir alışveriş çılgınlığına benzetebilirsiniz, gerçekten. TED في الحقيقة, بإمكانكم القول بأن التوسع في الإمبراطورية كان نوعاً من متعة التسوق العسكري البعيد الهادئ , حقيقةً.
    Bir insandaki kilo alma gerçekten başka bir insana yayılıyor mu? TED هل زيادة الوزن عند شخص تنتشر حقيقةً لتصبح زيادة وزن لشخص آخر؟
    Bazı kızların neden böyle bir işe kalkıştıklarını anlamıyorum, gerçekten anlamıyorum. Open Subtitles بعض أولئك الفتيات , أنا لا أعلم حقيقةً لمَ يختارون مثل هذا النوع من العمل .. أنا حقا لا أدري
    Bir noktada, cinayetlerime devam edebilmem için yarattığımız sahte hayatım gerçek oldu. Open Subtitles في مرحلةٍ ما، صارت الحياة الزائفة التي اختلقناها ستارًا لي لأقتل حقيقةً
    Sana bu işlerin gerçek dünyada nasıl yürüdüğünü anlatmak isterdim... Open Subtitles ورغم أنني أود أن أشرح لك كيف يسير العالم حقيقةً
    aslında her şey senin içinde var, bir şeylerin senin için doğru olup olmadığını hissetmene yarayacak tüm ekipmana sahipsin. Open Subtitles أنت حقيقةً تمتلك كل شي في داخلك، كل الوسائط الضروريّة لِتشعر إذا ما كان شيء ما مناسب لك أم لا.
    Tekrar dunyaya gelsem saglikci olurdum. Cidden hoslanmistim. Open Subtitles في حياة أخرى، لربّما ذهبتُ للرعاية الصحيّة، إني استمتعتُ بهذا حقيقةً
    Bu, hayal gücü eşiğinin neredeyse ötesindeydi. Ve oraya geldiğinde, gerçekte neleri yapabilecek olduğunu keşfetmenin şokunu yaşarsın. TED كاد يكون أبعد من الخيال. وحين تصل لذاك تُصدم لاكتشافك ما أنت قادرٌ عليه حقيقةً.
    Aslına bakarsan, alkole tövbe ettim diyebiliriz. Open Subtitles حقيقةً لقد اقسمت ان ابتعد عن الكحول قليلاً
    Ama birkaçı aslında sahiden DNA parçaları barındırıyor. Binlerce, Hatta milyonlarca yıl hayatta kalmış parçalar. TED ولكن القليل منهم حقيقةً يحوي على أجزاء من الحمض النووي الذي نجى لآلاف، بل حتى لملايين السنين.
    Açıkçası, Onun bu kadar kolay iyileşmesini beklemiyordum Open Subtitles حقيقةً, أنا لم أتوقع أن تُشفى بهذه السرعه
    Koca adamın tam olarak onu tam olarak nereye bıraktığından emin değilim. Open Subtitles أوتدري؟ لا أتيقّن حقيقةً أين ترك الرجل الكبير هذا
    Daha Doğrusu henüz olmadı. Open Subtitles حسنٌ, حقيقةً لم تحدث العلاقة بعد.
    Ve de işin aslı söylediğim için memnunum. Open Subtitles و أنا حقيقةً اشعر بتحسن لأنني قلتها لأنه يمكننا الآن أن نتخطى هذا الأمر
    Peki bu salvodan nasıl kurtuldun? Dürüst olmak gerekirse efendim, kurtulduğumdan pek emin değilim. Open Subtitles حسناً, بصراحة, سيدي، لم أتخلص منها حقيقةً.

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد