| Korkmana gerek yok. O bizi incitmek istemiyor. | Open Subtitles | لا داعي للخوف فهو لا يريد إيذاءنا إنّه مِنْ أرضٍ أخرى |
| Yalnız olmaktan Korkmana gerek yok çünkü hiç olmamıştın. | Open Subtitles | لا داعي للخوف مِن كونك وحيدة لأنّك لمْ تكوني وحيدة يوماً |
| Bir öğretmen tutarız, Korkmana gerek yok. | Open Subtitles | سوف نكون مدربيكِ، لا داعي للخوف. |
| Korkmanıza gerek yok, sınırı geçmemde bana lazımdınız | Open Subtitles | ايها الرجال لا داعي للخوف انتم فقط معي لايصالي للحدود |
| Bak... Korkmanıza gerek yok. | Open Subtitles | لا داعي للخوف أختاه، تعالي هنا |
| Kozaların dışında ne kadar kalırlarsa insanlık o kadar tutunuyor ama Korkmaya gerek yok. | Open Subtitles | كلما طالت مدة ابتعادهم عن الشرانق كلما ترسخت إنسانيتهم ولكن لا داعي للخوف |
| Pekâlâ, panik yapma, panik yapma. Beni dinle. Seni oradan çıkaracağım. | Open Subtitles | حسنٌ، لا داعي للخوف إستمعي سأزيل تلك الصخور. |
| Korkacak bir şey yok. Her şey kontrol altında. | Open Subtitles | ، لا داعي للخوف نحن نسيطر على الوضع تماماً |
| Artık köpeklerden Korkmana gerek yok. | Open Subtitles | لا داعي للخوف مِن الكلبَين بعد الآن |
| Baraj çok sağlam olacak. Korkmana gerek yok. | Open Subtitles | السّدّ سوف يكون متماسكاً لا داعي للخوف |
| Korkmana gerek yok anne. | Open Subtitles | ليس هنالك داعي للخوف |
| Korkmana gerek yok. | Open Subtitles | ليس هنالك داعي للخوف |
| Korkmana gerek yok. Annen seni çok seviyor. | Open Subtitles | لا داعي للخوف أمك تحبك جداً |
| Benden Korkmana gerek yok. | Open Subtitles | لا داعي للخوف مني |
| Artık Korkmana gerek yok. | Open Subtitles | لا داعي للخوف بعد الآن |
| Korkmanıza gerek yok. | Open Subtitles | ليس هناك داعي للخوف |
| Yani hepinizin Casper sevimli hayaletin söylediklerinden Korkmanıza gerek yok. | Open Subtitles | حسناً؟ لذا لا داعي للخوف من نشرة إخبارية من (الشبح الودود كاسبر) |
| Korkmanıza gerek yok. | Open Subtitles | لا داعي للخوف |
| Sanırım duydum onu. Korkmaya gerek yok. | Open Subtitles | أظن أنني سمعته لا داعي للخوف |
| Korkmaya gerek yok! | Open Subtitles | لا داعي للخوف |
| Pekâlâ, panik yapma, panik yapma. Beni dinle. Seni oradan çıkaracağım. | Open Subtitles | حسنٌ، لا داعي للخوف إستمعي سأزيل تلك الصخور. |
| Korkacak bir şey yok. Hayır, konuşma. | Open Subtitles | لا داعي للخوف ، لا ، لا تتكلمي |