| Richard Dreyfuss'u kızımla duş alırken görüyorum. | Open Subtitles | سأكون تصوير ريتشارد درايفوس الاستحمام مع ابنتي. |
| Richard Dreyfuss kıç üstü çömelmiş, köpek maması yiyor. | Open Subtitles | "ريتشارد درايفوس" يتحصن عندي ويأكل طعام الكلاب |
| Karşılaştığımız her doğaüstü olay bizi Dreyfuss'a götürdü. | Open Subtitles | كل حدث خارق للطبيعة واجهنا يقودنا لـ"درايفوس" |
| Büyük bir soruşturma başlatıldı ve şüpheler hızlıca tek bir kişiyi gösterdi, Alfred Dreyfus. | TED | فقاموا بفتح تحقيق كبير، وشكوكهم بسرعة توجهت نحو هذا الرجل، ألفريد درايفوس |
| Fakat Dreyfus o rütbedeki tek Musevi subaydı ve maalesef ki Fransız ordusu o sırada fazlaca Musevi karşıtıydı. | TED | لكن درايفوس كان الضابط اليهودي الوحيد بهذه الرتبة في الجيش وللأسف في هذه الوقت، الجيش الفرنسي كان جد معاد للسامية. |
| Ama Dreyfuss felsefe taşını birleştirmek üzereyken, basit zevkleri kabul etmeyi bilmek gerekir. | Open Subtitles | لكن مع "درايفوس" و "حجر الفلاسفة" فأن ذلك يجذب المتعة للقضايا |
| Dreyfuss kaçmış olablir, ama biz ondan bir adım öndeyiz. | Open Subtitles | "درايفوس"، قد يسبقنا بخظوة لكننا متفوقون عليه |
| Yani, eğer Dreyfuss ölümsüz bir hayat arzu ediyorsa, taş gücünü diğer insanların yaşamlarından alacaktır. | Open Subtitles | "درايفوس"، أذا نشد الخلود، فأن الحجر سيأخذ حياة بشرية بالمقابل |
| Şimdi, Alex'in tılsımı bulabilmek için ley hatlarındaki parazitleri bloke edebildiğini ve Dreyfuss'un planını olgunlaşmadan durdurabildiklerini ummalıyız. | Open Subtitles | الأن، نأمل أن تكون "أليكس" نجحت و أزالة التشويش لنعثر على القطعة الأخيرة، ونقضى على خطة "درايفوس" |
| Tek başına Crane'i umutsuzluk mağarasından kurtarmaya gittin, ve sonra Dreyfuss'un binasına sızdın. | Open Subtitles | لأنكِ ذهبتِ بمفردك لكهف العنكبوت، لأنقاذ "كرين"... ... ثم مجدداً لأقتحام مبنى "درايفوس" |
| Haklısın. Bu şehre tılsımı bulmak için geldik. Eğer Dreyfuss onu, ve Crane'i ele geçirdiyse... | Open Subtitles | لقد أتينا للبلدة من أجل القطعة الأخيرة، أذا سرقها "درايفوس" و "كرين" معه |
| Dreyfuss doğaüstü müttefiklere sahip, ama aslında, sadece bir insan. | Open Subtitles | "درايفوس" لديه قوى سحرية، لكن فى النهاية هو مجرد شخص عادى |
| Acaba Dreyfuss şirketleri Sleepy Hollow'da başka benzer ticari işlere sahip olabilir mi ? | Open Subtitles | أذاً، قد يكون لمؤسسة "درايفوس"، مشاريع هنا داخل منطقة "سليبى هولو" |
| Tony Randall'ın konukları... Richard Dreyfuss, Rodney Dangerfield... | Open Subtitles | مع ضيوف جيرى (تونى راندال) ,(ريتشارد درايفوس) |
| Richard Dreyfuss olsa gerek. Kendisi ailemin bir arkadaşı oluyor da. | Open Subtitles | ربما يكون (ريتشارد درايفوس) إنه صديق والدي |
| Aynı zamanda öğretmenleri Dreyfus'un çok iyi hafızası ile tanındığını söyledi, ki bu da şüpheliydi, değil mi? | TED | أكد أساتذته كذلك أن درايفوس كان يتمتع بذاكرة جيدة، ما كان مثيرًا للشبهة، أليس كذلك؟ |
| Sonuç olarak dava duruşmaya gitti ve Dreyfus suçlu bulundu. | TED | أحيلت القضية إلى المحكمة، وحكم على درايفوس بالجرم. |
| İlginç olan şey ise, subayların neden Dreyfus'un suçlu olduğuna bu kadar çok ikna olmalarıydı. | TED | شيء واحد مثير جدًا بالنسبة لي حول قضية درايفوس هو سؤال لماذا كان الضباط جد متيقنين أن درايفوس كان مذنبًا؟ |
| Bildiğimiz kadarıyla, subaylar Dreyfus'a karşı olan davanın güçlü olduğuna inanıyorlardı. | TED | ما يمكننا قوله، هو أن الضباط كانوا متأكدين أن القضية ضد درايفوس كانت قوية. |
| Fransız ordusundaki bir başka yüksek rütbeli subay ve diğer birçok insan gibi o da Dreyfus'u suçlu sandı. | TED | وهو ضابط عالي الرتبة أيضًا في الجيش الفرنسي، ومثل الكثير من الأشخاص، افترض أن درايفوس كان مذنبًا. |
| Olan şuydu ki, Picquart, Almanlar için Dreyfus hapse girdikten sonra da yapılan casusluğun devam ettiğini keşfetti. | TED | الشيء الذي حدث، هو أنه قد اكتشف دليلاً أن التجسس لصالح الألمان قد استمرت، حتى بعد زج درايفوس في السجن. |