| Birisi onu arkaya götürüp arabaya koymam için bana para verdi. | Open Subtitles | حسناً شخص دفع لي لأخذه إلى الخلف ووضعه في السيارة |
| Birisi bu çantayı bırakıp, bir paketi almam için bana para verdi. | Open Subtitles | أنظر,أحدهم دفع لي لأيصال الحقيبه وأخذ طرد |
| Bak, biri bu çantayı getirmem ve bir paket almam için bana para verdi. | Open Subtitles | أنظر,أحدهم دفع لي لترك هذه الحقيبة هنا وأخذ الطرد |
| bana ödeme yapsaydınız bunların hiçbiri olmayacaktı. | Open Subtitles | والآن لوأنه دفع لي مالي لاشيء من هذا القبيل كان سيحدث لحساب من تعمل الذي لايخاف لا من الإيرانيين |
| Yardımdan kastınız bana ödeme yaptığıysa, evet. | Open Subtitles | إذا كنتِ تقصدين بالمساعده انه دفع لي فذلك صحيح |
| Seninleyatmam için ödeme yapıldı. Ama sadece ilk defasında fahişeydim. | Open Subtitles | المرة الأولى دفع لي فقط كنت عاهرة في المرة الأولى |
| Bu adam ölüyor. Sizi çıkartmam için bana para ödedi. | Open Subtitles | هذا الرجل يحتضر، وقد دفع لي لإطلق سراحك |
| bana para verdi, çok para soru sormamı engellemek için ve Rose Gray'i satın almak için. | Open Subtitles | لذا دفع لي المال، الكثير من المال لمنعي من طرحي لأسئلة وشراء قارب الوردة الرمادية |
| Güreş maskeli bir kabadayı kartımı verip tatile çıkmam için bana para verdi. | Open Subtitles | رجل ضخم يرتدي قناع مصارعة دفع لي كي أسلمه بطاقتي وأعود للمنزل |
| - Seni tutmam için bana para verdi. | Open Subtitles | ..,لقد دفع لي لتوظيفك في الشركة |
| Babam seninle konuşmam için bana para verdi. | Open Subtitles | أبي دفع لي حتى آتي و أتحدث إليك |
| Oymuşum gibi davranmam için bana para verdi. | Open Subtitles | لقد دفع لي لأجل أن أمثل أنني هو |
| Parmak izlerini kopyalamak için bana para verdi. | Open Subtitles | إنظر، إنظر، لقد دفع لي لنسخ بصمتك |
| Süleymanın mezarının içeriğini korumam için bana para verdi. | Open Subtitles | لقد دفع لي لحماية مقبرة سليمان |
| Aslında bir adam bu hikayeleri anlatmam için bana ödeme yaptı | Open Subtitles | في الواقع رجل دفع لي في وقت سابق سألني ان اقول هذه القصص |
| Bu adam bana ödeme yaptı 120 papel bu da ne isterse yapabilir anlamına geliyor. | Open Subtitles | هذا الرجل دفع لي مئة وعشرين دولاراً مما يعني أنه يستطيع |
| Kimse öpücük için bana ödeme yapmamıştı. | Open Subtitles | لا أحد ابداً دفع لي من أجل القبلات |
| Bu bana Kaminsky'nin nefes kutusu için ödeme yapan adam. | Open Subtitles | هذا هو الذي دفع لي من اجل الصندوق في المقام الاول |
| Mayfield Grady ile buluşacağı sırada uzak durmam için ödeme yaptı. | Open Subtitles | مايفيلد دفع لي لكي أبقى بعيدا بينما يتقابل مع غريدي |
| Teklifimi reddettiği için Joe'nun delirdiğini düşünüyordu onun için belgeleri düzenlemem için bana para ödedi. | Open Subtitles | حسناً, هو يعتقد أن "جو" مجنون لانهرفضعرضي، لذا هو دفع لي بنفسه لاعداد المواصفات. |
| Adamın biri hangisinin sizin deponuz olduğunu söylemem için bana para ödedi. | Open Subtitles | رجل دفع لي أن أقول له أي وحدة كان لك. |