| Bunlardan biri üzerinde karıncalar düşünün bu onun iki-boyutlu bir kainat olduğunu düşündürüyor, diğeri üzerinde farklı bir karınca popülasyonu olduğunun farkında olmadan. | TED | بإمكانكم تخيل نمل على إحداهما يظن أنها كون ثنائي الأبعاد دون إدراك لمجمتع النمل الآخر على الورقة الأخرى |
| - Doğru söylüyorlar, ama farkında olmadan yalan söylüyorlar. | Open Subtitles | ،هم كانوا يخبروني الحقيقة ولكنهم كذبوا دون إدراك |
| Belki de satırlarına öyle konsantre olmuştun ki farkında olmadan onunla yürüdün. | Open Subtitles | ربما كنتِ تركزين على دور ك كثيراً عزيزتي -و أصطحبتيه دون إدراك |
| Bazen farkında olmadan fazla sert tepkiler verebiliyor. | Open Subtitles | أعتقد أنه يثور دون إدراك منه |