| Hayır. Ama ÖAB yarısını bile deşifre ettikten sonra paniğe kapılmış. | Open Subtitles | لا,لقد أرتعب الـ دى اس ار حينما توصل الى نصف ترجمتها |
| ÖAB tarafından araştırılıyorsun. Rambaldi Defteri'nde, resminin niye olduğunu bilmek istiyorlar. | Open Subtitles | محققين الـ دى اس ار يريدون معرفة لماذا صورتك فى كتاب رمبالدى |
| Belki FBI Rambaldi'nin kehanetine ÖAB kadar önem vermez. | Open Subtitles | ربما الـ اف بى اى لن يهتم بالنبؤه مثل الـ دى اس ار |
| ÖAB, Rambaldi'nin çalışmalarını deşifre etmek için yıllardır çalışıyor. | Open Subtitles | لقد ظل الـ دى اس ار سنوات يحاولون حل هذا |
| ÖAB o metni yanlış okuyorsa beni göz altına alacaklardır bu da SD-6'daki kimliğimi ortaya çıkartır. | Open Subtitles | اذا اساءت الـ دى اس ار قراءة هذا سيضعونى رهن الاعتقال والذى سيكشف غطائى فى الـ إس دي |
| ÖAB benim suçlu olduğumu ispatlayacak test sonuçlarını beklerken yapacağım son şey elim kolum bağlı oturup beklemektir. | Open Subtitles | آخر شيئ أريد أن أفعله بينما الـ دى اس ار تنتظر نتائج الفحوصات هو الجلوس ساكنه |
| ÖAB, FBI'la buluştu. Ne söylediklerini bilmek istiyorum. | Open Subtitles | -ماذا أخبر الـ دى اس ار المباحث الفيدراليه ؟ |
| ÖAB o sayfadaki metnin bir kısmını deşifre etti. | Open Subtitles | الـ دى اس ار فكت شفرة جزئيا من الصفحه |
| ÖAB bu metne bir de isim verdi. | Open Subtitles | الـ دى اس ار يشير الى هذه الوثيقه |
| ÖAB'nin çalışmalarına her zaman hayranlık duymuşumdur. | Open Subtitles | كان لدى الشرف بالعمل مع الـ دى اس ار |
| ÖAB'ye saldırmak çok büyük bir hata olur. | Open Subtitles | أنت ليس مضطر لمهاجمة الـ دى اس ار |
| ÖAB'den Carson Evans. | Open Subtitles | كارسون ايفانز,دى اس ار |
| ÖAB sorumsuzluk ediyor ve aşırı tepki gösteriyor! | Open Subtitles | الـ دى اس ار غير مسؤول الآن |
| ÖAB bana bir şey söylemedi. | Open Subtitles | -الـ دى اس ار لم يخبرنى أى شئ |
| ÖAB tarafından araştırılıyorsun. | Open Subtitles | -الـ دى اس ار تتحرى عنك |