| Saat ona kadar odayı boşaltmazsam, altı saatlik ücret daha alacaklar. | Open Subtitles | إذا لم أدفع حساب هذا الموتيل بغضون العاشرة فسوف يكلفنى ذلك ستة ساعات أخرى |
| Onu yaparak yılda altı haneli kazanabilecek olsaydım bir bodum katında ölü insanları kesiyor olmazdım. | Open Subtitles | تعلم ،لو استغرق مني فعل ذلك ستة سنوات لم أكن بالطابق السفلي أقوم بتشريح الجثث |
| Geçen gün işi bıraktığında, ki bir hayli etkileyiciydi, altı kişi daha işi bıraktı. | Open Subtitles | عندما غادرتِ العمل بالأمس بطريقة درامية، يمكنني إضافة ذلك ستة أشخاص آخرون استقالوا |
| Haydi ama, arabaya attığınız şey bizim altı aylık emeğimizdi. | Open Subtitles | بحقك، كان ذلك ستة أشهر من العمل الذى تقوم بتحميله إلى تلك الشاحنة |
| Biliyorum. Bunu tam altı kez söylediniz. | Open Subtitles | قلت ذلك ستة مرات هذاهوسببابتسامتي. |
| altı hafta sonra diplomalı psikolog olacağım. | Open Subtitles | رسميا شهادتي تصدق ثم "ومن صحيح. اسابيع,ذلك ستة |
| Sonra bir platform daha yapmam gerekti, ben de "altı delik olsun bari" dedim. | Open Subtitles | ومن ثم كان لزاما على سطح آخر، ثم ذهبت، "حسنا، اننا سنحقق ذلك ستة." |
| Elbette. Ama ilk önce davayla ilgili işleri halletmem gerek. Bir altı hafta sürer. | Open Subtitles | بالتأكيد، بالتأكيد، لكن يجب حل الزواج أولاً ثم سيتطلب ذلك ستة أسابيع في (رينو) |
| Yani altı kişi olacak. | Open Subtitles | وهذا يعني ... كم ؟ ذلك ستة رجال |
| altı ay sürdü demek, Phil? | Open Subtitles | اذا قد استغرق ذلك ستة شهور معك يا (فيل) ؟ |
| - altı aylık çalışma çöpe gitti. | Open Subtitles | ذلك ستة شهور ضاعوا هباءً |