| Aşağı indim ve bir yıldırım topu gibi bir şey gördüm. | Open Subtitles | نزلت الى الاسفل... . و رأيت شئ يشبه كرة من البرق. |
| Galiba bir şey gördüm! Eğer hareket eden bir şey görürsen soru sorma, sadece ateş et. | Open Subtitles | أذا رأيت شئ تعامل معه لا تسأل , فقط اطلق النار |
| Ama bu haftasonu sende bir şey gördüm. | Open Subtitles | ولكننى رأيت شئ ما بداخلك نهاية هذا الأسبوع |
| Belki de hayatını kurtaracak bir şey gördün. | Open Subtitles | ربما يمكن أن تكون قدر رأيت شئ يمكنه أقاذ حياتك |
| Daha önce böyle birşey gördün mü? | Open Subtitles | هل رأيت شئ مشابه من قبل؟ |
| Bir şey gördüm ama bu şekilde yetişemem ki. | Open Subtitles | لقد رأيت شئ ولكن في هذه الظروف لن استطيع القايم به الوقت المناسب |
| Ama ben başka kimsenin göremediği bir şey gördüm... | Open Subtitles | ولكني رأيت شئ , شئ واحد استطعت ان اراه |
| -Az önce çok garip bir şey gördüm. | Open Subtitles | لقد رأيت شئ غريب لتوي |
| Bölüm'de bir şey gördüm. | Open Subtitles | رأيت شئ فى القطاع الخامس |
| Sanırım bir şey gördüm. | Open Subtitles | . أعتقد بأنني رأيت شئ ما |
| Gerçek olması mümkün olmayan bir şey gördüm. | Open Subtitles | لقد رأيت شئ من المستحيل حدوثه |
| - Bir şey gördüm. | Open Subtitles | لقد رأيت شئ للتو |
| Bir şey gördüm. | Open Subtitles | لقد رأيت شئ ولستُ واثقة |
| Bugün bir şey gördüm. | Open Subtitles | لقد رأيت شئ اليوم |
| Bugün korkunç bir şey gördüm. | Open Subtitles | رأيت شئ فظيع اليوم |
| George'dan ayrılırken, gözlerinde bir şey gördüm. | Open Subtitles | (عندما تخاصمت مع (جورج رأيت شئ في عيونه |
| Biliyorum, tümör gibi görünen bir şey gördün. Hepimiz gördük. | Open Subtitles | أعلم، رأيت شئ يبدو كالورم كلنا فعل |
| Ömründe böyle bir şey gördün mü? | Open Subtitles | هل رأيت شئ مثل ذلك من قبل؟ |
| Ömründe böyle bir şey gördün mü? | Open Subtitles | هل رأيت شئ مثل ذلك من قبل؟ |
| Hoşuna giden birşey gördün mü? | Open Subtitles | هاى, هل رأيت شئ عجبك؟ - |