| Sen tesadüf diyebilirsin ama Bence adam sakinliğini korudu ve doğru zamanı bekledi. | Open Subtitles | رأيك أنها مصادفة, لكن رأيي أنه حافظ على رباطة جأشه وانتظر الفرصة المناسبة. |
| Bence kabul edilseler, şehirde orda burda asılı görürüm. | TED | و في رأيي أنه إذا ما تم إعتمادهما فسأراهما في كل مكان حول المدينة. |
| Bence eski bir çöp yığını, düşündüğüm bu. | Open Subtitles | رأيي أنه كومة من الخردة القديمة، هذا هو رأيي |
| Bence, en iyi iki saatimizi çoktan harcadık. | Open Subtitles | رأيي أنه بقي لدينا ساعتان وينحسر سمك السلمون. |
| Bence, bu kadınlar evliliği unutmalı ve.... hayatın tadını çıkarmalılar. | Open Subtitles | في رأيي أنه يجب على هؤلاء النساء أن ينسين أمر الزواج و يقضين وقتاً طيباً |
| Bence her zamanki içtenliğiniz ve yalınlığınızla kendinizi açıklarsanız tüm sorular, herkesi memnun edecek şekilde yanıtlanacaktır. | Open Subtitles | من رأيي أنه إذا تكلمت معهم بصراحة ووضوح كل الأسئلة سوف تصل إلى حد الإرضاء لكل شخص هنا |
| Bence Len Lyle'ın düşündüğü gibi düşünmemiz gerekiyor. | Open Subtitles | رأيي أنه يتوجب علينا التفكير بما يفكر به لين لايل |
| Bence, dünyada bundan daha güzel bir nehrin olması mümkün değil. | Open Subtitles | في رأيي, أنه لا يمكن أن لنهر بهذا الجمال أن يوجد في العالم |
| Bir doktor olarak Bence onları davet edip, barış için hediye alışverişi yapmalısınız. | Open Subtitles | حسناً، كطبيب في موقف جيد، من رأيي أنه يجب عليكم دعوتهم هنا وعرض معاهدة سلام. |
| Bence herhangi bir şey unutmuş olması kuvvetle ihtimal dışı. | Open Subtitles | لذا من رأيي.. أنه من الغير المرجح، أنه قد نسى أي شيء. |
| Bence zamanı şimdi! | Open Subtitles | حسنا من رأيي أنه اّن الأوان |
| Bence acıklı. | Open Subtitles | رأيي أنه أمر محزن |
| Bence acıklı. | Open Subtitles | رأيي أنه أمر محزن |
| Bence kendisi tükenmiş, bitmiş. | Open Subtitles | رأيي.. أنه منهك وحسب |
| Bence Dex'e onu aldattığını söylemeliydin. | Open Subtitles | ما زال رأيي أنه كان يفترض بك إخبار (دكس) عن خيانتها له |
| Bence ona karşı takıntısı vardı. | Open Subtitles | في رأيي أنه كان مهووساً بها |
| Ama Bence burada olmamalısın. | Open Subtitles | لكن في رأيي أنه لا يجب عليكِ. |
| Bence o kızı buraya bir sebepten ötürü getirdi. | Open Subtitles | رأيي أنه أحضرها هنا لسبب ما |
| - Hanna, Bence gitmelisin. | Open Subtitles | -هانا ، من رأيي أنه ينبغي عليكِ الذهاب . |