| seni görmek istiyor ve yine o triplerinden birine girmiş durumda. | Open Subtitles | إنه يريد رؤيتك في الحال و هو في إحدى أمزجته |
| Geçen gece seni görmek güzeldi. Erken gittiğin için üzüldük. | Open Subtitles | .لقد أسعدتْنا رؤيتك في تلك اللّيلة .آسفةٌ أنّك اضطررتَ إلى الرحيل بسرعة |
| Seni Washington'da görmek istiyorum. Komutanını arayıp prosedürü öğreneceğim. | Open Subtitles | أريد رؤيتك في واشنطن، سوف أتصل برئيسك وارى الإجراءات المتبعة لذلك |
| Kaptan sizi görmek istiyor. | Open Subtitles | يريد القبطان رؤيتك في قمرة القيادة حالاً |
| Başkan bu akşam sizinle görüşmek istiyor. | Open Subtitles | الرئيس يودّ رؤيتك في وقت لاحق هذا المساء |
| Seni Harvard'da görmeyi bekliyordum. | Open Subtitles | توقعتُ رؤيتك في منصب رفيع في هارفرد |
| Batı yakasında seni görmeyi pek ummuyordum. | Open Subtitles | أعني أنني لم أكن أتوقع رؤيتك في المنطقة الغربية |
| Seni bir daha bu binanın içinde görmek istemiyorum. | Open Subtitles | لا أريد رؤيتك في هذا البناء مرة أخرى |
| FBI ajanı arkada seninle görüşmek istiyor. | Open Subtitles | رجل المباحث الفيدراليّة يودّ رؤيتك في الخلف. |
| Tatlım, heyecanlandığını biliyorum ama herkes doğum gününde seni görmek için ta nereden kalkıp geldi. | Open Subtitles | انظري يا عزيزتي , أعلم انك متحمسة لكن الجميع قد قطعوا مسافة طويلة من أجل رؤيتك في عيد ميلادك |
| Mahkeme salonunda seni görmek ne kadar güzel olsa da, Bay Novak nerede? | Open Subtitles | على الرغم أنه من الجميل رؤيتك في قاعة محكمتي , لكن أين السيد نوفاك ؟ |
| Youko, seni görmek isteyen birileri var, dışarıda. | Open Subtitles | يوكو، هنالك من يريد رؤيتك في الخارج |
| Bayan Mary Smith. Sizi tekrar Cranford'da görmek çok güzel. | Open Subtitles | آنسة ماري سميث ,يسعدنا رؤيتك في كرانفورد مرة أخرى |
| Seni ara sıra haftasonları da görmek isterim. | Open Subtitles | أريد رؤيتك في عطلة نهاية الأسبوع في وقت ما |
| Başka toplantılarda da görmek isteriz seni. | Open Subtitles | أود رؤيتك في الاجتماعات القادمة |
| Bu ay sonunda sizi görmek için sabırsızlanıyor. | Open Subtitles | يتطلع كثيرا إلى رؤيتك في نهاية هذا الشهر |
| Dr. Richmond hemen sizi görmek istiyor. | Open Subtitles | دكتور تايلور ؟ الطبيب "ريتشموند" يود رؤيتك في الحال |
| Tony Almeida, Klinikte sizi görmek istiyormuş. | Open Subtitles | .يطلب رؤيتك في العيادة |
| Bay Luisi.. hakim sizinle görüşmek istiyor | Open Subtitles | سيـّد (لويزي)، القاضي يرغب في رؤيتك في غرفته |
| - Bay Rhoades. - Evet. Bay Foley kütüphanede sizinle görüşmek istiyor. | Open Subtitles | سيد (رودز) يود السيد (فولي) رؤيتك في قاعة المكتبة |
| Sizi Tanca da görmeyi ummuyordum. | Open Subtitles | لَمْ اتوقّعْ رؤيتك في طنجة |
| Bu hafta sonu seni görmeyi beklemiyordum. | Open Subtitles | لم أكن أتوقع رؤيتك في نهاية الأسبوع |
| Sizi herkesin içinde görmek güzel. | Open Subtitles | تسرني رؤيتك في العلن |
| - Jack'in bürosunda seninle görüşmek istiyoruz. | Open Subtitles | جاك وأنا نريد رؤيتك في المكتب حسنا |