| 22 yaşında hamile, yolcu koltuğundaymış, çarpışma onun tarafında olmuş. | Open Subtitles | حبلى تضع الحزام بعمر 22 سنة راكبة كسور من جانبها |
| Artık sadece zevk için yanında götürdüğün basit bir yolcu olmak istemiyorum. | Open Subtitles | - لا أريد أن أكون راكبة فقط بعد الآن شخصٌ ما تأخذه للتسلية فقط |
| O gelinim değil. Yolcum. | Open Subtitles | إنها ليست عروسي إنها راكبة لدي |
| Bir akşam onu takip ettim ve o motorcu kızla otele girerken gördüm. | Open Subtitles | لذا بأحد الليالي قمتُ بملاحقته ورأيته يدخل إلى الفندق برفقة راكبة الدراجة النارية |
| Her zaman onun yaya olduğunu düşünmüştüm. Ama o yolcuydu. | Open Subtitles | كنت دائما ً أفترض إنها كانت مترجلة لكنها كانت راكبة |
| Dünyanın öbür ucundan gelen korkusuz domuz binicisi! | Open Subtitles | راكبة الخنزير الجسورة من الطرف الآخر من العالم! |
| Motosikletçi küçük kardeşini al sörfçü arkadaşımızın üzerinden. | Open Subtitles | أبعد شقيقتك الصغيرة راكبة الدراجة عن رفيقنا راكب الموج. |
| Ben kötü sürücü değilim, sen kötü oturuyorsun. | Open Subtitles | .أنا لستُ سائقاً سيئاً بل أنتِ راكبة سيئة |
| Evet, Küçük Bayan Her Şey kaykaycı, basketbolcu, bilim kulübü üyesi, fok avcısı. | Open Subtitles | راكبة ألواح، لاعبة كرة سلة محبّة للعلوم وحيوان الفقة... |
| Esasında hiçbir zaman basit bir yolcu olmadın, değil mi? | Open Subtitles | لم تكون مجرد راكبة أبداً أليس كذلك؟ |
| Aracınızda izinsiz yolcu var. | Open Subtitles | لديك راكبة مرفوضة في عربتك |
| Aracınızda izinsiz yolcu var. | Open Subtitles | لديك راكبة مرفوضة في عربتك |
| O sadece... sadece bir yolcu. | Open Subtitles | إنها مجرد , مجرد راكبة |
| Söz konusu araçta yolcu koltuğunda oturuyordum ve Komiser Denton'ın bu sistemi kusursuzca kullandığını gördüm. | Open Subtitles | لقد كنت راكبة في العربة المذكورة و راقبت المحققة (دينتون) تشغل النظام .المذكور بدون أخطاء |
| Mary LaFleur, o araçtaki bir yolcu, az önce ameliyattan çıktı. | Open Subtitles | (ماري لافلير) راكبة في هذه السيارة خرجت لتوها من الجراحة |
| O gelinim değil. Yolcum. | Open Subtitles | إنها ليست عروسي إنها راكبة لدي |
| Sevimli bir motorcu fıstık gördüğümü biliyordum. | Open Subtitles | لقد عرفت أني رأيت راكبة دراجات ظريفة في الغرفة |
| - motorcu kız? - Kovboy kız? | Open Subtitles | راكبة الدراجة فتاة البقر |
| Sanırım son yolculuğumuzda bir yolcuydu. Önemli birisi galiba efendim. Kaptanımız öyle ilgileniyordu. | Open Subtitles | أعتقد انها كانت راكبة فى رحلتنا الأخيرة شخصية لها أهمية, سيدى ... قائدنا |
| Neyin içinde yolcuydu? | Open Subtitles | راكبة في ماذا؟ |
| Şiddet yok! Lucy'nin sevgili "korkusuz domuz binicisi" değil mi bu? | Open Subtitles | أليست هذه راكبة الخنزير الجسورة التي تحبها "لوسي"؟ |
| Amcam, adamın bir sörfçü olduğunu söyledi o yüzden adamın kimliği hakkında bana yardım edersin diye umuyordum. | Open Subtitles | ،الآن، يقول عمي أنك راكبة أمواج لذا آمل نوعاً ما أن تتمكني ربما من مساعدتي في تحديد هوية هذا الرجل |
| Sanırım at daha iyi bir sürücü bekliyordu. Ama fena değildi. | Open Subtitles | أظن بأنها كانت تتوقع راكبة أفضل لكنها لم تكن سيئة |
| Evet, Küçük Bayan Her Şey kaykaycı, basketbolcu, bilim kulübü üyesi, fok avcısı. | Open Subtitles | راكبة ألواح، لاعبة كرة سلة محبّة للعلوم وحيوان الفقة... |