| Madem yolu teptin, şuradaki yığını alabilirsin. | Open Subtitles | بما أنكِ قمتِ بهذه الرحلة.. يمكنكِ أن تأخذي رزمة من هناك! |
| Değersiz kağıt yığını... | Open Subtitles | رزمة من الورق لا قيمه لها |
| bir paket sigara kâğıdı da verir misiniz? | Open Subtitles | هل أستطيع أن أحصل على رزمة من الورق أيضا من فضلك ؟ |
| Revire gitmeden önce, Pinck EczacıIık'tan bir paket aldı. | Open Subtitles | قبل أن يذهب إلى المستشفى، إستلم a رزمة من مواد بينك الصيدلانية. |
| Ama dolabımda ne bulduğuma bak. bir tomar para. | Open Subtitles | ولكن انظري ماذا وجدت في الخزانة رزمة من المال |
| Tıp okulunun ilk günü bir yığın kitap ve kadavra ile karşılaşıyorlar bu, maalesef ki, seni değiştirir. | Open Subtitles | باليوم الأوّل بكلية الطبّ يحصلون على رزمة من الكتب و جثّة شخص ميّت |
| Mississippi'nin her iki tarafından gelen bütün etler filizler, meyveler, sebzeler, saman balyaları şehrimizden geçmek zorunda. | Open Subtitles | وهذا ما سنفعله ، كل رطل من اللحم كل طن من المعادن كل فاكهة وخضار وكل رزمة من القش |
| Yüz dolar yığını kağıt paralardan yüzünü. | Open Subtitles | مائة رزمة من فئة المائة دولار |
| Benim için bir paket taşıyabilir misin? | Open Subtitles | هل بإمكانك ارسال رزمة من اجلي ؟ |
| Milos Sabine denen bir adamdan bir paket alacağım. | Open Subtitles | سأسترجع رزمة من الرجل سمّى ميلوس سابين. |
| Başkan adına bir paket. | Open Subtitles | جاءت رزمة من أجل الرئيس |
| Hayır, sanırım bir paket verebiliriz, Shea. | Open Subtitles | كلاّ، أعتقد أنّ بإمكاننا الإستغناء عن رزمة من الورق يا (شي). |
| Elimde yirmiliklerden oluşan bir tomar var. Kimse bir tanesini istemiyor mu? | Open Subtitles | هيا , هيا انه محزن, لدي رزمة من عملة العشرينات هنا هل يريد اي منكم واحدة؟ |
| Sonra bir bakmışım müşterisi gelmiş bir tomar para çıkarıp aletini gözüme sokuyordu. | Open Subtitles | قبل ان اعرفه زبونه تقدم نحوي و سحب رزمة من المال و رماها امامي |
| - bir yığın yeni 100s kadar güzelsin. | Open Subtitles | انك بمثل جمال رزمة من 100 دولارات |
| Bana bir yığın para kazandı. | Open Subtitles | أربحتني رزمة من المال |
| Mississippi'nin her iki tarafından gelen bütün etler filizler, meyveler, sebzeler, saman balyaları şehrimizden geçmek zorunda. | Open Subtitles | وهذا ما سنفعله ، كل رطل من اللحم كل طن من المعادن كل فاكهة وخضار وكل رزمة من القش |