| Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı. | TED | كانوا يتعاملون مع الشباب والبنات بقسوة رغم أنهم يقفون بشكل سلمي وبسيط على الكورنيش لم يكونوا يتظاهرون |
| Küp olmalarına rağmen, aslında oldukça kişilikliler. | TED | رغم أنهم مكعبو الشكل، لديهم الكثير من الهوية |
| İlk olarak, diğerlerinin duygularına karşı genelde duyarsız olmamalarına rağmen, sıkıntı içindeki insanların işaretlerine karşı duyarsızdır. | TED | أولاً، رغم أنهم ليسوا غير حساسين لمشاعر الأخرين عموماً هم غير حساسين تجاه الإيماءات التي تدل أن الآخرين في محنة. |
| Aptalca giyinmelerine rağmen kayakçıları umursamam,.. | Open Subtitles | لا يزعجنى المتزحلقون رغم أنهم يلبسون مثل الأغبياء |
| İtalyanlar, Nazilerin müttefiki olmalarına rağmen ülkelerindeki Yahudileri sınır dışı etmeyi sürekli reddediyordu. | Open Subtitles | الإيطاليون رغم أنهم حلفاء النازيين رفضوا بثبات إبعاد يهودهم |
| Bana bile her şeyi söylememelerine rağmen ona ne istediyse gösterdiler! | Open Subtitles | فتركوها تتفرج على ما تريده, رغم أنهم رفضوا إخباري النتائج |
| Bize kenarın yakınlarında hiçbir şeyin olmadığını söylemelerine rağmen. | Open Subtitles | رغم أنهم يخبروننا بعدم وجود شيء قريب من الحدود، ظننتُ أنني رأيتُ شجرة هناك بمكان ما |
| Sonunda Teğmen'in sadakati konusunda şüphe olmadığının belirtilmesine rağmen, Hava Kuvvetlerinden uzaklaştırılması konusunda tavsiyede bulunuldu. | Open Subtitles | في النهاية أُوصي بأنه مطرود منالقواتالجوية... رغم أنهم ذكروا أيضاً بأنالمسألةلا علاقةلها مطلقاً... بولاء الملازم |
| Onlar yerlerinde saymalarına rağmen.. | Open Subtitles | رغم أنهم يفتروضون أن يأخذونا معهم |
| Beni bekliyordun, sana öldüğümü söylememe rağmen. | Open Subtitles | رغم أنهم أخبروكِ أنني مت؟ |
| Sonuçta, yaşları tutmamasına rağmen, onlara birayı satar,.. | Open Subtitles | فيبيع لهم البيرة رغم أنهم |
| Rakip olmalarına rağmen. | Open Subtitles | رغم أنهم كانوا منافسيه. |