| Dinle, işyerine her gün meyve getireyim, ister misin? | Open Subtitles | اسمعي , سأجلب لكِ الفواكه كل يوم الى حيث تعملين , أيعجبكِ ذلك ؟ |
| - Ben sarhoş değilim. - Pekala, sana içki getireyim. | Open Subtitles | أنا صاحية صدقاً - حسناً ، سأجلب لكِ شراباً - |
| Sana biraz su getireyim. Şurada bir su sebili vardı. | Open Subtitles | سأجلب لكِ بعض الماء هناك نافورة بهذه الجهة |
| Pekala, sana sıcak süt getiririm. Olur mu? | Open Subtitles | حسناً، سأجلب لكِ بعضاً من الحليب الساخن، موافقة؟ |
| Evet. Çevreyi kontrol ettikten sonra sana kahvaltı getiririm. | Open Subtitles | أجل، سأجلب لكِ الطعام بعد إنتهاء دوريتكِ |
| İşte o zaman şu temiz camekanınız için bir avuç dolusu toprak getirebilirim. | Open Subtitles | ربما بعد ذلك سأجلب لكِ حفنة من التراب لهذهالغرفةالنظيفة... |
| Belki sana otomattan atıştırmalık getirebilirim. | Open Subtitles | ربما سأجلب لكِ بعضاً من الوجبات الخفيفة |
| Kadın Dayanışma Birliği kutularından sana battaniye ve giysi getireyim. | Open Subtitles | سأجلب لكِ البطانيات من مخزن النقابة العمالية لنساء |
| Sana puding getireyim. | Open Subtitles | سأجلب لكِ بعض من الحلوى البيضاء |
| İçecek sıcak bir şeyler getireyim. | Open Subtitles | سأجلب لكِ شيئاً ساخناً كي تشربيه |
| - Biranı getireyim. - Evet. Olur. | Open Subtitles | ـ سأجلب لكِ بيرة ـ بالطبع، أجل |
| - Bir tane daha getireyim. - Çok teşekkürler. | Open Subtitles | ـ سأجلب لكِ واحد آخر ـ شكراً جزيلاً لكِ |
| - Sana kova getireyim. - Ben alırım. | Open Subtitles | ـ سأجلب لكِ الدلو ـ يمكنني جلبه |
| - Sana mendil getireyim. | Open Subtitles | سأجلب لكِ منديلاً |
| Size pastırmayla birlikte sıcak bir kase yulaf getiririm. | Open Subtitles | أنا آسف حقا، سأجلب لكِ صحناً جديداً مع وجبتك |
| Sana da birşeyler getiririm. | Open Subtitles | سأجلب لكِ شيءً. |
| Sana biraz gözleme getiririm. | Open Subtitles | سأجلب لكِ بعض الفطائر |
| İstediğiniz her şeyi getirebilirim. | Open Subtitles | سأجلب لكِ أي شيء تريدينه |