| Sen otobüs durağını yıktın. Evet, biliyorum hanımefendi. Yarın bunu tamir edeceğim. | Open Subtitles | ــ كسرت لافته موقف الحافلة ــ أجل، أعرف سيدتي، سأصلحها غداً |
| yenisini alamıyor... ben de onun için tamir edebileceğimi söyledim. | Open Subtitles | لايستطيع شراء جديده، لذا أخبرته أنني سأصلحها له. |
| Yenisini alamıyormuş. - Ben de tamir edebileceğimi söyledim. | Open Subtitles | لايستطيع شراء جديده، لذا أخبرته أنني سأصلحها له. |
| Sana söylemeyi unuttum. Yarın tamir ederim. | Open Subtitles | نسيت أن أخبركِ، سأصلحها في الغد |
| tamir ediIecek. | Open Subtitles | سأصلحها قبل أن يصل والدي إلى المنزل |
| Mutfaktaki saat çalışmıyor, Pazartesi tamir ettirmeliyim. | Open Subtitles | ساعة مطبخي معطلة سأصلحها يوم الإثنين |
| Bir sorununuz olursa, getirin ben tamir ederim. | Open Subtitles | إذا حصل لها أي مشكلة سأصلحها لكِ |
| 0 yüzden patladı. Yarın tamir ettiririm. | Open Subtitles | سأصلحها غداّ دعينا ننساها الان |
| Hurda degil onlar. tamir edip satacagim onlari. | Open Subtitles | انها ليست بخردة سأصلحها وأبيعها |
| Evet bu onu kesin tamir eder. | Open Subtitles | نعم ، هذه سأصلحها |
| Söz veriyorum, yarın tamir edilmiş olacak. | Open Subtitles | أعدك بأنني سأصلحها غداً |
| Biri vazoyu kırmış ama ben tamir ederim. | Open Subtitles | أحدهم كسر هذا و لكني سأصلحها |
| Tamam, peki. tamir edeceğim. | Open Subtitles | حسنا , حسنا , سأصلحها |
| - Ben tamir ettiririm. | Open Subtitles | سأصلحها لك - بالتأكيد ستفعلي - |
| Arabayı hafta sonu tamir ederim, söz veriyorum. | Open Subtitles | سأصلحها في عطلة الآسبوع, أعدك |
| Döndüğümüzde tamir ederim onu ben. | Open Subtitles | سأصلحها عندما نعود |
| tamir edeceğim. | Open Subtitles | حسناً, سأصلحها |
| tamir ederim. | Open Subtitles | سأصلحها |
| tamir etmek için geldim. | Open Subtitles | سأصلحها |
| tamir edeceğim ve hemen geri getireceğim. | Open Subtitles | سأصلحها هناك |