| Ama mesele sen olunca, kesinlikle sözlerimi tutacağım. | Open Subtitles | لكن عندما يتعلق الأمر بك، سأفي بكلماتي بالتأكيد. |
| Gitmeme izin verirseniz sözünü ben tutacağım. | Open Subtitles | ولو تركتني أذهب، سأفي لك بوعده. |
| Ve ben, Laura yaşadığım süre boyunca Bu sözümü tutacağım. | Open Subtitles | وذلك وعد سأفي به، يا لورا طالما حييت |
| Ortak olunca da, sana verdiğim sözü tutacağım. | Open Subtitles | وحينما أصبح شريكاً، سأفي بوعدي لك .. |
| Sözümü tutacağım. İndiğimizde | Open Subtitles | سأفي بوعدي عندما نهبط |
| Lisa'ya verdiğim sözü tutacağım. FBI merkezinde masa başı bir işi kabul ettim. | Open Subtitles | سأفي بوعديّ لـِ(ليزا) وافقتُ على وظيفة مكتبية بمقرّ التحقيقات الفيدراليّة |
| Bir bayana verdiğim sözü tutacağım. | Open Subtitles | . سأفي بوعدٍ قطعته لسيّدة |
| Bu sefer verdiğim sözleri tutacağım. | Open Subtitles | سأفي بوعودي هذه المرة. |
| Ben sözümü tutacağım! | Open Subtitles | لا يهم، سأفي بوعدي! |
| Sözümü tutacağım. | Open Subtitles | سأفي بالوعد |
| Ben sözümü tutacağım. | Open Subtitles | أنا سأفي بوعدي |
| - Sözümü tutacağım Claire. | Open Subtitles | (هذا الوعد سأفي به يا (كلير |