| Ben onu alacağım ve bize birkaç bardak, getir lütfen. | Open Subtitles | ساخذ هذه , واحضر لنا بعض الكؤوس , لو سمحت |
| Duş alacağım. Bugün söyleyeceğim şarkı Jim Croce'den "Leroy Brown". | Open Subtitles | ساخذ حمام الان الليله ساغنى اغنيه لورى براون لجيم كروس |
| Eh, ben gidip bir ısırık alayım sen daha uygun bir şeylere bürünürken. | Open Subtitles | حسنا ,ساخذ قطعة بينما تتغير إلى شيء اكثر , راحة |
| Aslında, şimdi sıra tatlılarda. Tiffany, tabağını alayım. | Open Subtitles | اتعلمون,حان وقت التحليه, تيفاني.ساخذ طبقك. |
| Fren kolunu ve dönüş anahtarını alıyorum, Denny. | Open Subtitles | ساخذ مقبض المكابح منك ومفتاح العكس يا ديني |
| Dinle, şafakla birlikte grubu sırttan öbür vadiye götüreceğim. | Open Subtitles | الان اسمعيني ساخذ المجموعة عند الفجر الي الوادي التالي |
| Sen anayoldan git Ben ara yoldan giderim | Open Subtitles | انت ستأخذ الطريق السريع وانا ساخذ الطرقات العادية |
| Siz kestirmeden gidin. Ben uzun yoldan gideceğim. | Open Subtitles | حسنا, خذ طريقك المختصر وانا ساخذ الطريق الطويل |
| Ailemi bu haftasonu DisneyWorld'e götürüyorum. | Open Subtitles | انا ساخذ عائلتي إلى عالم ديزني الاسبوع القادم |
| Sen bu yarısını al, ben de diğer yarısını alacağım. | Open Subtitles | انت ستأخذ منتصف الغرفة وانا ساخذ البقية , سنتيمتر واحد |
| - Kasedini alacağım, ve ne olursa olsun bakarım. - Teşekkürler. | Open Subtitles | لذا ساخذ الشريط لأرى ما يمكن عملة شكرا لك |
| Harika. Sanırım matematikten B alacağım. Çok rahatladım. | Open Subtitles | أعتقد أني ساخذ جيد في الرياضيات، أنا مرتاحة كلياً |
| Öyle çok lagaan alacağım ki sırtınızda paçavranız kalmayacak. | Open Subtitles | ساخذ ضرائب مهوله حتي لن يتبقي لكم خرق باليه لترتدونها |
| - Sanırım beyni alacağım. - Ama kaykayın bende. | Open Subtitles | أعتقد اني ساخذ الدماغ لكن عندي لوحة تزلجك |
| Dünden kalan bu çürükleri alacağım ama bunları bana bedavaya vermelisin. | Open Subtitles | أنا ساخذ البضاعة الفاسدة منذ البارحة ولكن يجب أن تمنحني اياهم بالمجان |
| Sen de dene, bunları da yanıma alayım. Beni şişmanlatmaya mı çalışıyorsun? | Open Subtitles | جرب هذا ، ساخذ المزيد قبل ان أبدا جولاتي هل تحاول ان تجعلني سميناً؟ |
| Tekrar düşündüm de Tavuklu sandviç yerine, Double pastırmalı çizburger alayım. | Open Subtitles | انسى امر شطيرة الدجاج ساخذ برغر جبنة بلحمة مزدوجة لن ادعك تمر |
| Ya ben şu dil balığını alayım o zaman, güzel görünüyor. | Open Subtitles | تعرف، أنا ساخذ السمك المفلطح انها تبدو جيدة |
| Selam. Bunları alıyorum. Bir de meyveli sakız ve bira fıçısı lütfen. | Open Subtitles | مرحبًا، ساخذ هذه وبعض علكة الفواكه وبرميل من البير رجاءً |
| Gerisini siz ikinize bırakıp, bunları alıyorum ben. | Open Subtitles | سأترك ماتبقى من الامور لكمـا ساخذ هاذيـن |
| Bu saç bandını ve browni tavasını kesinlikle alıyorum. | Open Subtitles | نعم,بالتاكيدأنا ساخذ هذه المقرمشات ومقلاة الكعك |
| Yıldönümümüz yaklaşıyor.Karımı birkaç günlüğüne Londra'ya götüreceğim! | Open Subtitles | عيد زواجي قادم.ساخذ زوجتي إلى لندن بعض الأيام |
| Aubrey ile giderim tamam mı? | Open Subtitles | سوف أذهب للمنزل و ساخذ أوبري حسنا؟ ماذا؟ |
| Payımı alıp kendi yoluma gideceğim. | Open Subtitles | حان الوقت لإقتراح أعتقد أن ساخذ حصتي وأمضي في طريقي |
| Bu çocuğu evine götürüyorum. Döndüğümde burada olmasan iyi olur. | Open Subtitles | ساخذ الطلفل للبيت ومن المستحسن ان لا تكون بالبيت عندما اعود |
| Eve gidince bir avuç aspirin alırım. | Open Subtitles | ساخذ رزمة من اسبرين عندما اعود للمنزل |