| Al bunu, oğlum. Seni sıcak tutar. | Open Subtitles | . سوني ، خذ هذه . ستبقيك دافئا |
| Bu sorularımı düşünmen için seni uyanık tutar. | Open Subtitles | ستبقيك مستيقظاً تفكر في أسئلتي |
| Bu sizi sıcacık tutar. | Open Subtitles | هذه ستبقيك هادئة ودافئة |
| "Sizi uyanık tutmaz, mutlu tutar." | Open Subtitles | "لن تبقيك مستيقظاً، ستبقيك سعيداً" |
| Ayrıca Doktor Thompkins'le olan görüşmeniz seni meşgul tutar diye düşünmüştüm. | Open Subtitles | إلى جانب ذلك، اعتقدت محادثتك مع الدكتورة (تومبكنز) ستبقيك مشغولاً |
| Vücut ısım seni sıcak tutar. | Open Subtitles | حرارة جسدي ستبقيك دافئاً. |