| Kendisi bu kontrat tarihinde gördüğünüz gibi, altı aydır burada. | Open Subtitles | التي ، لمدة ستة شهور الآن كما ترى التاريخ على عقد الإيجار هذا |
| - Hayır. Ayrılmayı altı aydır istediğini söyledi. | Open Subtitles | اخبرنى انه ينتظر تلك اللحظة منذ ستة شهور |
| Sokaklarda geçirdiğin altı ay bir evin olmadığı anlamına gelir. | Open Subtitles | بقاءكِ ستة شهور في الشارع يعني أنه ليس لديكِ منزل |
| Sadece bu da değil, senin yüzünden cezama altı ay daha eklendi. | Open Subtitles | ليس هذا فقط, بل أضفت لي ستة شهور, ستة شهور إلى محكوميتي |
| Bu iyi. Ama bana öyle geliyor ki önümüzdeki altı ayı ya da bir yıIı daha verimli bir şekilde de kullanabilirsin. | Open Subtitles | ذلك جيد، يبدو ذلك جيداً لي ستة شهور أو في سنة |
| Ve diyor ki, kadınlar her altı ayda bir kanser testi yaptırmalıymış. | Open Subtitles | وقرأت في الجريدة, على النساء يقومن فحص السرطان كل ستة شهور. |
| Asla bir işte altı aydan fazla tutunamamışsın, ve bir sabıka kaydın var. | Open Subtitles | لم تستطع الصمود في عمل لمدة أكثر من ستة شهور و عِنْدَكَ سجل إجرامي. |
| Ondan vazgeçmek için altı ayını harcadı ve şimdi onunla çıkarak bunu kutluyor. | Open Subtitles | قضت ستة شهور تحاول نسيانه والآن هي تحتفل بذلك بالخروج معه فى موعد. |
| Aspen Cezaevi'nde altı aylık cezanı doldurmuşsun. Aramıza hoş geldin, vatandaş. | Open Subtitles | حكم ستة شهور فى سجن أسبن مرحبآ بك مرة أخرى كمواطن |
| Evet, altı aydır. Üstelik Sabrina için bir altı ay daha beklerim. | Open Subtitles | نعم لمدة ستة شهور لأجل صابرينا، سأنتظر ستة شهور إضافية |
| O küçük kızla altı aydır çıkıyorsun. | Open Subtitles | اسمع أنت وفتاتك الصغيرة بدأتم بمقابلة بعض من ستة شهور |
| Şimdi, izin verirseniz, altı aydır ilk kez kızımı okuldan almam lazım. | Open Subtitles | الآن، أعذروني، عليّ الذّهاب لأقلّ إبنتي من المدرسة لأوّل مرّة مذُّ ستة شهور. |
| altı aydır birliktesiniz ve ailesini daha yeni mi öğrendin? Peyniri alacağım, anne. | Open Subtitles | ستة شهور كنتما معاً , وللتو تعلم عن عائلتها |
| Sokaklarda geçirdiğin altı ay bir evin olmadığı anlamına gelir. | Open Subtitles | بقاءكِ ستة شهور في الشارع يعني أنه ليس لديكِ منزل |
| Söyle ona, altı ay sonra yine bir ziyaret hakkım var... | Open Subtitles | قولي له أنه مسموحٌ لي بزيارةٍ أخرى مره كل ستة شهور. |
| Bundan altı ay önce onun şerefine içebileceğini kim düşünebilirdi ki? | Open Subtitles | من كان يعتقد انه بعد ستة شهور.. انك ستشرب نخبه ؟ |
| Sadece altı ay ila bir yıla kadar eve dönmek istiyorum dedim. | Open Subtitles | ما قلته لإنتي أنه في خضون ستة شهور, لسنة, أريد العودة للديار. |
| Yılın altı ayı burada oradan Oraya bilim adamı taşıyorum. | Open Subtitles | أنا هنا ستة شهور من كل العام أتجول بالعلماء في المنطقة |
| Varsayalım ki iyimser olarak uygun eşi bulmamız altı ayı bulsun. | Open Subtitles | و منعاً للجدل. لنفترض متفائلين أنه سيتيغرق ستة شهور أخرى لإيجاد رفيق آخر. |
| Ve siz bunu altı ayda, hayatımı alt üst ederek elimden aldınız. | Open Subtitles | والأمر أخذ منكما ستة شهور فقط لقلب حياتي رأساً على عقب |
| 2008 yılının sonunda İzlanda bankaları batınca işsizlik altı ayda üç kat arttı. | Open Subtitles | عندما انهارت البنوك الأيسلندية فى نهاية 2008 ارتفعت البطالة ثلاثة مرات فى ستة شهور |
| altı aydan sonra yemek bölümü olacak. | Open Subtitles | قاعة الطعام هنا تُعد فصل بعد حوالي ستة شهور. |
| altı aydan sonra iyileşme olmayacağını kabul etmek zorundayız. | Open Subtitles | بعد ستة شهور نريد أن نتقبل حقيقة بأنها لن تتعافى |
| Eğer boruyu tamamlayamazsanız hayatınızın altı ayını boşa harcamış olursunuz. | Open Subtitles | و إذا لم تكملوها فقد اضعتم ستة شهور من حياتكم |
| altı aylık terapi ve sen yarım kilo bile veremedin. | Open Subtitles | ستة شهور من العلاج ولم ينقص وزنِك باونداً واحداً |