| ceketini sıkıca kavradı -- kanı gizlemek için bağladı. | TED | شددت على سترتها في الحقيقة، هي شدت سترتها بإحكام حولها لتغطية الدم |
| Daha annem ceketini bile giyemeden, kırmızı çizgili kadife kazağımı ve gri ekoseli yün şapkamı giydim. | TED | ارتديت سريعا سروالي الأحمر القصير وقبعة الصوف الرمادية قبل أن تتمكن أمي من ارتداء سترتها. |
| Kapıyı kapattığımda ceketini arka kapıya sıkıştırmış olmalı. | Open Subtitles | لقد كانت هي لا بد وأن سترتها علقت في الباب الخلفي عندما صفقته |
| Tam burası onun kan bulaşmış Kazağını buldukları yerdi. | Open Subtitles | هنا بالضبط وجدوا سترتها الملطخة بالدماء |
| Katil, kurbanla delice dans etmiş süveteri, luau domuzundan bile fazla ışık saçıyordur. | Open Subtitles | يدوس على الضحية، وبسرعة، ويعلق على سترتها مع آثار طعام الخنزير. |
| Odile ise göğüslerinin kazağının altında hopladığını diğerlerinin farkedip etmediğini. | Open Subtitles | أوديل تتساءل إن كانوا قد لاحظوا تحرك صدرها تحت سترتها |
| Arabaya gidip, ceketini alacağım. | Open Subtitles | سأذهب إلى السيارة لأحضر سترتها |
| Kavga izi yok mu? Hayır. ceketini katlayıp şuraya bırakmış. | Open Subtitles | لا تركت سترتها مطوية بعناية هناك |
| Keisha ceketini unutmuş. Girip baksam sorum olur mu? Yok, ben alırım. | Open Subtitles | لا، ( (كيشا) ) تركت سترتها هنا هل تمانع لو بحثت عنها؟ |
| Rosa bile resmi deri ceketini giyiyor. | Open Subtitles | حتى روزا سترتدي سترتها الجلديه الرسميه |
| ceketini neden çıkardı? | Open Subtitles | لماذا نزعت سترتها |
| ceketini oraya bırakmış ise? | Open Subtitles | طويت سترتها هناك؟ |
| ceketini bin dolara bile çıkarmadı. | Open Subtitles | -أبت خلع سترتها مقابل ألف دولار |
| 1.000$'a ceketini bile çıkarmadı. | Open Subtitles | -أبت خلع سترتها مقابل ألف دولار |
| ceketini getirdim, çiçekleri burda. | Open Subtitles | لدي سترتها و أزهارها |
| - Ben onun ceketini alırım... | Open Subtitles | سآخذ سترتها... بينما هيّ ستغادر بسترتكِ |
| Karım Kazağını istiyor. Derhâl efendim! | Open Subtitles | زوجتي تريد سترتها حاضر سيدي |
| Kazağını da giydir. Hava serinledi. | Open Subtitles | و ضعى عليها سترتها,الجو بارد. |
| Kazağını almaya gitmişti. | Open Subtitles | -لقد ذهبت لتجلب سترتها |
| Parkasının altından boğazlı kazağının üstünden öptürürdü. | Open Subtitles | وكانت تدعني أتحسسها من فوق سترتها |
| Berta yeleğinin içinde, ben de kapüşonumun içinde Noel'in devasa esrarıyla kafayı buluyorduk. | Open Subtitles | "بينما (بيرتا) في سترتها وأنا بـ قبّعتي كنّا قد فجّرنا عقولنا بـ ماريخوانة عيد الميلاد" |