| Çok iyisin. Eski günlerdeki gibi olacak. Biliyorum. | Open Subtitles | أنت طيب , ستكون مثل الأيام الخوالى أعرف ذلك |
| Sanki bir televizyon yarışmasında bedava alışveriş yapma hakkı kazanmış gibi olacak. Benim için de yarışmayı kazanan kişiden eşya çalmak gibi olacak. Kay bakalım. | Open Subtitles | سيكون مثل الفوز بمُسابقة كبيرة بالنسبة الىّ ستكون مثل سرقة اشياء من الشخص الذى فاز بها انت الى الداخل |
| Bu yolculuk, Florida'da derin deniz avı gibi olacak. | Open Subtitles | هذه الرحلة باكملها ستكون مثل الصيد في البحر العميق في فلوريدا |
| Gerçekten 'Breaker Morant'daki gibi olacağını mı düşünüyorsunuz? | Open Subtitles | هَلْ تَعتقدُ حقاً بأنّها ستكون مثل الكسارة؟ |
| Seninle yazmanın kardeşimle yazmak gibi olacağını sanmıştım. | Open Subtitles | إعتقدت أن الكتابة معك ستكون مثل أخوان يكتبان سوياً |
| Bizi geri püskürtürlerse duvar gibi olur. Ordu parçalanır. | Open Subtitles | إذا دفعونا للخلف ستكون مثل الحائط , الجيش سيتمزق |
| Bu bitmeden önce, sen de tıpkı bu at gibi olacaksın. | Open Subtitles | وقبل أن ينتهى المشهد ستكون مثل هذا الحصان |
| Hem hazır olsam bile, ki değilim ama hazır olsaydım, şöyle olacaktı "Tamam, hazırım. | Open Subtitles | ..حتى إذاأنا كُنْتُمستعدَّ،وانالست مستعد. لكن اذا كنت, ستكون مثل, "حسنا, انا جاهز.اين هي؟ |
| Bu 48 saat mini-duruşma gibi olacak. | Open Subtitles | سيضيع عام من حياته اذن هذه 48 ساعة ستكون مثل محاكمة صغيرة |
| İlk kliniğimizi açtığımızda, ambulans gibi olacak. | Open Subtitles | عندما نفتتح عيادتنا الخاصة ستكون مثل الاسعاف |
| Aynı, Natasha ve ona verdiğin paranın hiç var olmadığı gibi olacak. | Open Subtitles | انها ستكون مثل ناتاشا و أن المال الذي أعطيتهُ لها لم يكن موجود |
| Blok partisi gibi olacak ama karılarınıza dayamaya kalkışacak kaçık tipler çıkabilir. | Open Subtitles | ستكون مثل حفلة للمربع السكني لكن مع الكثير من غريبي الأطوار الذين يحتكون بزوجاتكم |
| Hayat kocaman bir günbatımı gibi olacak. | Open Subtitles | الحياه ستكون مثل الغروب الكبير |
| Yabancı dil konuşan biriyle birlikte maç seyretmek gibi olacak. | Open Subtitles | ستكون مثل مُشاهدة المُبارة مع شخص يتحدث |
| Annemin konuşmaları gibi olacak. Devam et. | Open Subtitles | انظر كنت اعرف ان هناك "لكن" هذا هو ستكون مثل اللدغه الكبيره |
| Tanrım! Hindi yemek tiyatrosu gibi olacak. | Open Subtitles | ياإلهي ، ستكون مثل مسرحية عشاء الديك الرومي . |
| Gidişimin, efsane komedi dizilerinin finali gibi olacağını hayal etmiştim. | Open Subtitles | عندما أهمّ بالمغادرة أخيراً.. فإنها ستكون مثل إحدى خاتمات المسلسلات الكوميديّة القديمة الرائعة |
| Ötekiler gibi olacağını düşünüyordu. | Open Subtitles | كانت تعتقد أنك ستكون مثل الآخرين0 |
| Evet, ama Paige gibi olacağını sanmıştım... | Open Subtitles | نعم أعلم ، لكنني ظننت بأنها ستكون مثل "بايج" |
| Ayrıca, yeni araba kokusu kızartma yağı gibi olur. | Open Subtitles | بالاضافة إلي أن رائحة السيارة الجديدة ستكون مثل البطاطس المقلية |
| Yatılı doğum günü partisi gibi olur. | Open Subtitles | ستكون مثل حفلة عيد ميلاد أو حفلة ليلية |
| Kemik için yalvaran bir köpek gibi olacaksın. | Open Subtitles | ستكون مثل الكلب الّذي يتوسّل من أجل عظمةٍ. |
| Çevrede ilk Model T arabası olan adam gibi olacaksın. | Open Subtitles | أنت ستكون مثل الشخص الأول في الحي الذي يمتلك النموذج تي |
| Hem hazır olsam bile, ki değilim ama hazır olsaydım, şöyle olacaktı "Tamam, hazırım. | Open Subtitles | حتى إذا أنا كُنْتُ مستعدَّ، و انا لست مستعد... لكن اذا كنت, ستكون مثل, "حسنا, انا جاهز.اين هي؟ |