| Güney yolundan gittiler. Tek bildiğim bu. | Open Subtitles | لقد سلكوا الطريق الجنوبي هذا كلّ ما أعرفه |
| Hayır. Arka yoldan gittiler. Polis eskortu almadılar. | Open Subtitles | لا، لقد سلكوا طريقًا بديلًا لم ترافقهم الشرطة |
| Dinle. Sanırım onlar öbür tarafa gittiler. | Open Subtitles | إسمع، أظنهم سلكوا الطريق الآخر |
| Üç farklı yöne gitmiş olabilirler. | Open Subtitles | من الممكن أنّهم قد سلكوا ثلاثة اتجاهات مختلفة |
| Yanlış yöne gitmişler. Nehir yukarı gidiyorlar. | Open Subtitles | سلكوا الطريق الخاطيء لقد ذهبوا للنبع |
| Ne tarafa gittiler? | Open Subtitles | اي طريق سلكوا ؟ |
| Evet. -Bu tarafa gittiler. | Open Subtitles | لقد سلكوا ذلك الطريق |
| Sanırım şu taraftan gittiler. | Open Subtitles | أعتقد أنّهم سلكوا ذلك الاتجاه |
| Sanırım şu taraftan gittiler. | Open Subtitles | أعتقد أنّهم سلكوا ذلك الاتجاه |
| - Hangi yöne gittiler? | Open Subtitles | أي طريق سلكوا ؟ |
| Şu Greene denen çocuğun ne yöne gittikleri hakkında bir fikri yok. | Open Subtitles | هذا الشاب "جرين" لا يعلم أي طريق سلكوا |
| Ne yöne gidiyoruz? | Open Subtitles | أي طريق سلكوا ؟ |
| Kulübe geldik neredeyse. Nereye gidiyorlar? | Open Subtitles | نحن قريبون منهم , إلى أي طريق سلكوا ؟ |